Zarar Görmeme Hakkı
Freedom From Harm
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Depresyon tedavisinde yeni bir psikoterapi yönteminin test edildiği klinik bir çalışmada, katılımcılara intihar eğilimini tetikleyebilecek agresif sorgulama teknikleri uygulanmadan önce detaylı bir bilgilendirilmiş onam (informed consent) verilmesi ve süreç boyunca psikolojik desteğin hazır bulundurulması zarar görmeme hakkının somut bir uygulamasıdır.
Derin Analiz
Araştırma etiği ve klinik psikoloji metodolojisinde 'zarar görmeme hakkı', tıp etiğindeki 'zarar vermeme' (non-maleficence) ilkesinin deneysel araştırma ortamına uyarlanmış halidir. Kurumsal inceleme kurulları (IRB - Institutional Review Board) tarafından denetlenen bu ilke, katılımcıların fiziksel, psikolojik, sosyal veya yasal açıdan maruz kalabileceği potansiyel risklerin, çalışmanın sağlayacağı bilimsel fayda ile titizlikle tartılmasını (fayda-zarar analizi) zorunlu kılar. Araştırmacı, katılımcının mahremiyetini korumak, travmatize edici prosedürlerden kaçınmak ve olası olumsuz etkilere karşı müdahale protokolleri (örneğin kriz müdahale hatları) sağlamakla mükelleftir.
Etimoloji
İngilizce 'freedom' (özgürlük, muafiyet; Eski İngilizce 'frēodōm') ve 'harm' (zarar, ziyan; Eski İngilizce 'hearm') kelimelerinin birleşiminden oluşan, modern biyoetik ve araştırma etiği literatürüne entegre edilmiş normatif bir kavramdır.
Karıştırmayın
Bilgilendirilmiş onam (informed consent) ile sıklıkla karıştırılır; bilgilendirilmiş onam bireyin çalışmaya kendi iradesiyle katılım onayını ifade ederken, zarar görmeme hakkı bu katılım süresince güvenliğin kurumsal olarak korunmasını hedefler.

