Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Androjen Yoksunluğu Tedavisi

Androgen Deprivation Therapy (ADT)

Tanım

Hormona duyarlı tümör hücrelerinin büyümesini yavaşlatmak amacıyla androjen seviyelerini düşüren veya etkilerini bloke eden standart medikal ve cerrahi tedavi yaklaşımıdır.

Örnek Vaka / Uygulama

Yetmiş yaşındaki bir hastaya orta-yüksek riskli lokalize prostat kanseri teşhisi konulmuş ve tedavi planına harici ışın radyoterapisinin yanı sıra GnRH antagonisti içeren bir androjen yoksunluğu tedavisi eklenmiştir. Altı aylık tedavi sürecinin ardından hastanın testosteron seviyeleri kastrasyon düzeyinin altına düşerken, hastada gelişen yorgunluk, anksiyete ve bilişsel yavaşlama gibi yan etkiler klinik psikoloji ve onkoloji ekibinin ortak takibiyle yönetilmiştir.

Derin Analiz

Androjen Yoksunluğu Tedavisi (ADT), özellikle prostat kanseri yönetiminde temel bir sistemik müdahaledir. Temel mekanizma, malign hücrelerin çoğalmasını tetikleyen testosteron ve dihidrotestosteron (DHT) gibi erkek cinsiyet hormonlarının biyolojik etkisini kısıtlamaya dayanır. Tedavi, bilateral orşiektomi (cerrahi kastrasyon) yoluyla kalıcı olarak veya gonadotropin salgılatıcı hormon (GnRH) agonistleri, antagonistleri ve androjen reseptör blokerleri gibi farmakolojik ajanlar aracılığıyla geçici olarak sağlanabilir. Klinik pratikte, radyoterapi ile kombine edilerek orta ve yüksek riskli lokalize vakalarda veya nükseden, ilerlemiş metastatik olgularda sıklıkla tercih edilir. Ancak hipotalamik-hipofizer-gonadal aksın baskılanması; vazomotor semptomlar (sıcak basmaları), libidoda azalma, erektil disfonksiyon, metabolik sendrom, kilo alımı, osteopeni, sarcopenia ve depresif duygu durum değişiklikleri gibi geniş bir nöropsikolojik ve somatik yan etki profrini beraberinde getirir.

Etimoloji

İngilizce 'androgen' (Yunanca 'andros' [erkek] + 'genes' [üreten/yaratan]) + 'deprivation' (Latince 'deprivare' [mahrum bırakma/soymak]) + 'therapy' (Yunanca 'therapeia' [tedavi/iyileştirme]).

Karıştırmayın

Kemoterapi (hücre bölünmesini doğrudan hedefleyen sitotoksik ajanlar) ve Androjen Reseptör Blokajı (yalnızca reseptör düzeyinde yarışmalı inhibisyon sağlayan antiandrojenler; ADT ise genellikle hormon üretiminin kökten bastırılmasını da kapsar).