Bağımlı Kişilik Bozukluğu
Dependent Personality Disorder
Tanım
Bireyin erken yetişkinlik döneminde başlayan, kendi kararlarını alma kapasitesinden yoksunluk, başkalarının onay ve desteğine aşırı bağımlılık ve terk edilme korkusuyla karakterize küme C kişilik bozukluğu.
Örnek Vaka / Uygulama
32 yaşındaki bir danışan, en basit kıyafet seçiminden kariyer hamlelerine kadar her kararı eşinin onayına sunmakta, eşinin olası bir ayrılık ihtimalinden duyduğu yoğun dehşet nedeniyle psikolojik ve fiziksel istismar içeren ilişkileri dahi sonlandıramamakta, sürekli bir boyun eğme ve yatıştırma döngüsü içinde yaşamaktadır.
Derin Analiz
Klinik psikoloji ve psikopatoloji bağlamında bağımlı kişilik bozukluğu, benlik saygısının düşüklüğü ve özerklik algısının gelişimsel olarak ketlenmesiyle kendini gösterir. DSM-5-TR kriterlerine göre, birey kendi gereksinimlerini başkalarınınkilerin arkasında bırakır, günlük kararlarda dahi aşırı dışsal rehberliğe ihtiyaç duyar ve sorumluluk almaktan kaçınır. Nörobiyolojik ve gelişimsel kökenleri incelendiğinde, erken çocukluk döneminde aşırı koruyucu veya otoriter ebeveyn tutumlarının, çocuğun 'ayrılma-bireyselleşme' (separation-individuation) evresini sağlıklı tamamlayamamasına yol açtığı görülür. Bağlanma teorisi çerçevesinde güvensiz-kaygılı bağlanmanın kronikleşmiş patolojik bir formudur.
Etimoloji
Latince 'dependere' [asılı kalmak, dayanmak] fiilinden türetilmiş olup, bireyin özerklik geliştiremeyip varoluşsal güvenliğini dışsal bir nesneye veya figüre endekslemesini ifade eder.
Karıştırmayın
Sınırda (Borderline) Kişilik Bozukluğu ile karıştırılabilir; ancak sınırda vakalarda terk edilmeye karşı öfke, dürtüsellik ve duygulanım dengesizliği ön plandayken, bağımlı kişilik bozukluğunda pasiflik, boyun eğicilik ve sürekli bir bakım arayışı hâkimdir.