Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Boş Ekran

Blank Screen

Tanım

Psikanalizde analistin, hastanın aktarım süreçlerini ve içsel fantezilerini üzerine yansıtabilmesi için koruması gereken tarafsız, kişisel özelliklerden arındırılmış duruşu.

Örnek Vaka / Uygulama

Klinik seans sırasında danışan, terapistine karşı yoğun bir öfke ve reddedilme korkusu hisseder. Terapist bu duygunun gerçekteki kendisiyle ilgili olmadığını, danışanın otorite figürleriyle olan geçmiş yaşantılarının bir aktarımı olduğunu bilir. Terapist savunmaya geçmek veya kendini haklı çıkarmak yerine nötr kalır, böylece danışan kendi zihinsel dinamiklerini bu 'boş ekran' üzerinde net bir şekilde gözlemleme fırsatı bulur.

Derin Analiz

Sigmund Freud'un klasik psikanaliz teorisinde analist, hastanın bilinçdışı dürtülerini, arzularını ve erken dönem nesne ilişkilerini aktarabileceği tarafsız bir zemin işlevi görmelidir. Bu kavram, analistin kendi değer yargılarını, arzularını ve tepkilerini askıya alarak bir projeksiyon yüzeyi (boş ekran) oluşturmasını zorunlu kılar. Amaç, hastanın kendi dünyasını distorsiyona uğramadan görebilmesini sağlamaktır. Çağdaş psikanalitik yönelimler (intersübjektif ve ilişkiyel psikanaliz), analistin tamamen tarafsız bir gözlemci olamayacağını, iki insan arasındaki karşılıklı etkileşimin sürece kaçınılmaz olarak dahil olduğunu savunarak bu klasik metaforu büyük ölçüde yeniden yapılandırmıştır.

Etimoloji

İngilizce 'blank' (boş, yazısız, işaretsiz, kökeni Eski Fransızca 'blanc' [beyaz]) ve 'screen' (perde, paravan, kökeni Eski Germençe 'skrank' [engel, bölme]) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.

Karıştırmayın

Tabula rasa (zihin boşluğu/öğrenilmemişlik) kavramı ile karıştırılabilir; tabula rasa genel bir epistemolojik felsefi terimken, boş ekran tamamen psikanalitik aktarım dinamiklerine özgü bir teknik duruştur.