Bütüncül Dil Yaklaşımı
Whole-language Approach
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Bir ilkokul sınıfında öğrencilere harf seslerini ezberletmek ve hece birleştirmeleri yaptırmak yerine, doğrudan resimli hikaye kitapları dağıtılır. Öğretmen kitabı sesli okuduktan sonra çocuklardan kelimelerin harf dizilimini çözümlemesi değil, hikayenin gidişatını kendi yaşam deneyimleriyle bağdaştırarak tahmin etmesi ve anlamlandırması istenir.
Derin Analiz
Bütüncül dil yaklaşımı, bilişsel psikoloji ve psikolinguistik teorilere dayanarak dilin parçalarına (harfler ve sesler) bölünemeyecek kadar organik bir bütün olduğunu savunur. Goodman ve Smith gibi teorisyenlerin öncülük ettiği bu sistem, okuma eylemini pasif bir kod çözme sürecinden ziyade, okurun zihinsel şemalarını ve bağlamsal ipuçlarını kullanarak metinle kurduğu aktif bir anlam üretme süreci olarak ele alır. Sesbilgisel farkındalık (phonics) temelli öğretimi reddetmese de ikincil plana iter; bunun yerine çocukların anlamlı ve özgün metinler aracılığıyla doğal bir edinim süreci yaşaması gerektiğini savunur. Ancak deneysel eğitim araştırmaları, özellikle disleksi gibi özel öğrenme güçlüğü vakalarında fonetik temelli eğitimin nörolojik olarak daha avantajlı olduğunu göstermiş, bu yaklaşımın etkililiği üzerine akademik dünyada ciddi tartışmalar süregelmiştir.
Etimoloji
İngilizce 'whole' (bütün, tüm) + 'language' (dil) sözcükleri ile Latince 'appropriare' (özgülemek, yaklaşmak) kökünden türetilmiş bileşik bir eğitim bilimleri ve bilişsel psikoloji terimidir.
Karıştırmayın
Sesbilgisel yaklaşım (Phonics approach) ile karıştırılır; fonetik yaklaşım dili alttan üste (bottom-up) harf-ses ilişkileriyle öğretirken, bütüncül dil yaklaşımı yukarıdan aşağıya (top-down) anlam ve bağlam odaklı ilerler.
Keşfetmeye Devam Edin
Üstbiliş
Üstbiliş
Metacognition
Bireyin kendi bilişsel süreçlerinin farkında olması ve bu süreçleri aktif olarak izleyip kontrol edebilme kapasitesi.
İncele