Davranışsal İnhibisyon
Behavioral İnhibition
Tanım
Yabancı durumlara ve kişilere karşı çekingenlik sergileme, çevredeki olası tehditleri sürekli tarama ve yeni uyaranlardan kaçınma eğilimiyle tanımlanan mizaçsal yatkınlık.
Örnek Vaka / Uygulama
Anaokulunun ilk gününde diğer çocukların yanına gitmek yerine odanın köşesinde sessizce duran, öğretmenin yönlendirmelerine bedenini geriye çekerek yanıt veren ve yeni oyuncaklara uzun süre uzaktan temkinli gözlerle bakan dört yaşındaki bir çocuğun sergilediği tutum.
Derin Analiz
Jerome Kagan ve J. Steven Reznick tarafından öncülük edilen bu kavram, çocukluk döneminde ortaya çıkan ve biyolojik temelleri olan bir mizaç boyutunu ifade eder. Amigdala öncülüğündeki limbik sistemin yenilikçi uyaranlara karşı aşırı duyarlılığı ile karakterizedir. Nörobiyolojik düzeyde, sempatik sinir sisteminin hiperaktivitesi, artmış kalp atım hızı ve kortizol salınımı ile kendini gösterir. Sosyal anksiyete bozukluğu ve içselleştirme sorunları için güçlü bir erken dönem prediktörüdür; ancak her davranışsal inhibisyon gösteren bireyde klinik patoloji gelişmez, gen-çevre etkileşimleri bu gelişimsel yörüngede belirleyicidir.
Etimoloji
Latince 'de-' / 'in-' (içine, yönelme) + 'habere' (sahip olmak, tutmak) kökünden türetilen 'inhibitio' (tutma, engelleme) kelimesi ile İngilizce 'behavior' (davranış) sözcüğünün birleşiminden oluşur.
Karıştırmayın
Sosyal Anksiyete Bozukluğu ile sıklıkla karıştırılır; davranışsal inhibisyon bir mizaç eğilimi ve erken dönem risk faktörüyken, sosyal anksiyete işlevselliği bozan klinik bir tanıdır. Ayrıca içedönüklük (introversion) ile de karıştırılır; içedönüklük enerji toplamak için yalnızlığı tercih etme durumu iken, inhibisyon korku ve tehdit taraması güdümlüdür.