Dementia Praecox
Démence Précoce
Tanım
Genç yaşlarda ortaya çıkan, bilişsel ve duygusal işlevlerde kademeli bir yıkımla karakterize edilen ve günümüzde şemsiye terim olarak şizofreniyle özdeşleştirilen tarihi psikiyatri kavramı.
Örnek Vaka / Uygulama
Yirmi yaşındaki bir üniversite öğrencisinin, ani gelişen içe kapanma, sosyal izolasyon, mantık dışı inançlar (sanrılar) ve işitsel hallüsinasyonlar ile akademik ve sosyal işlevselliğini hızla yitirmesi tablosu, Kraepelin'in klasik 'dementia praecox' gözleminin birebir klinik karşılığıdır.
Derin Analiz
19. yüzyılın sonlarında Bénédict Morel'in 'démence précoce' tanımı ve Emil Kraepelin'in bu kavramı sistematize etmesiyle psikiyatri tarihine kazandırılmıştır. Kraepelin, bu klinik tabloyu yaşlılık demanslarından ayırarak genç yaşta (genellikle ergenlik veya erken yetişkinlikte) başladığını ve irade, duygu ve düşünce alanlarında kronik bir yıkımla (deteriorasyon) sonuçlandığını savunmuştur. Eugen Bleuler daha sonra bu dar ve karamsar 'demans' algısını kırarak 'şizofreni' terimini önermiş ve tablonun temelinde bir demans değil, zihinsel süreçlerin bölünmesi (split mind) olduğunu ortaya koymuştur. Günümüz nosolojisinde (DSM-5 ve ICD-11) bağımsız bir tanı kategorisi olarak yer almasa da, modern şizofreni spektrum bozukluklarının tarihsel kökenini ve erken başlangıçlı psikotik süreçlerin anlaşılmasını sağlayan kurucu bir mihenk taşıdır.
Etimoloji
Latince 'dementia' (akıl zayıflığı, delilik; 'de-' [uzaklaşma, yoksunluk] + 'mens' [zihin]) ve 'praecox' (erken olgunlaşan, erken beliren; 'prae-' [önce] + 'coquere' [pişirmek, olgunlaşmak]) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Alzheimer Hastalığı veya Senil Demans ile karıştırılır; aralarındaki temel fark dementia praecox'un yaşlılıkta değil genç yaşta başlaması ve birincil olarak nörodejeneratif bir bellek yıkımından ziyade psikotik bir düşünce bozukluğu olmasıdır.