Dikkat Bozukluğu
Attention Disorder
Tanım
Bir aktiviteye odaklanmayı sürdürmekte zorlanma veya dışsal uyaranlara, çevresel taleplere ve sosyal yönergelere yanıt vermede yetersizlikle karakterize eski tarihli psikiyatrik niteleme.
Örnek Vaka / Uygulama
Yetişkin bir bireyin iş yerinde hazırlaması gereken kapsamlı bir raporun detayları arasında kaybolması, yöneticinin talimatlarını dinlerken zihninin sürekli başka yönlere sapması ve görevleri yarıda bırakması klinik düzeyde dikkat bozukluğu dinamiklerini yansıtır.
Derin Analiz
Tarihsel süreçte nöropsikiyatrik sınıflandırmalarda 'minimal beyin disfonksiyonu' ve DSM-II döneminde 'çocukluk (veya ergenlik) hiperkinetik reaksiyonu' terimleriyle eşanlamlı kullanılan dikkat bozukluğu, modern nosolojide yerini DEHB (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu) spektrumuna bırakmıştır. Frontostriatal devrelerin, özellikle prefrontal korteks ile bazal ganglionlar arasındaki dopaminerjik ve noradrenerjik modülasyon kusurlarının yürütücü işlevleri (working memory, inhibisyon, sürdürülebilir dikkat) sekteye uğrattığı bilinmektedir. Güncel tanı kılavuzlarında (DSM-5 ve DSM-5-TR) artık müstakil bir tanı olarak geçmemekte, klinik görünüme göre alt tiplerle sınıflandırılmaktadır.
Etimoloji
Latince 'attentio' (yönelmek, odaklanmak, 'ad-' [e/a doğru] + 'tendere' [gerilmek, uzanmak]) ve Yunanca 'dys-' (bozuk, kusurlu) köklerinden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Özel öğrenme güçlükleri (özgül öğrenme bozukluğu) ve anksiyete temelli odaklanma kayıpları. Ayırt edici nokta, dikkat bozukluğundaincelenen eksikliğin spesifik bir akademik beceriden ziyade genel yürütücü kontrol ve regülasyon kapasitesini etkilemesidir.