Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Dissosiyatif Örüntü

Dissociative Pattern

Tanım

Bilinç, bellek, kimlik veya çevrenin algılanmasındaki normal entegratif işlevlerin kesintiye uğramasıyla kendini gösteren tutarlı davranışsal ve yaşantısal örüntü.

Örnek Vaka / Uygulama

Şiddetli bir trafik kazası geçiren bir bireyin, kaza anına ait hiçbir görsel veya işitsel hafıza kaydına sahip olmaması, ancak haftalar sonra tetikleyici bir uyaranla karşılaştığında o anki korku ve panik hissini bedensel olarak yeniden deneyimlemesi dissosiyatif örüntünün klinik bir yansımasıdır.

Derin Analiz

Dissosiyatif örüntü, bireyin travmatik veya ezici stresörlerle başa çıkabilmek amacıyla zihinsel süreçlerini (hafıza, kimlik, algı ve motor kontrol) bilinçli entegrasyondan koparma eğilimini ifade eder. Nörobiyolojik düzeyde, bu durum genellikle prefrontal korteksin limbik sistem (özellikle amigdala) üzerindeki inhibitör kontrolünün ani kaybı veya aşırı modülasyonu ile ilişkilendirilir. Bilgi işleme sürecinde yaşanan bu kopuş, kişinin kendi bedeninden (depersonalizasyon) veya dış dünyadan (derealizasyon) yabancılaşmasına yol açabilir. DSM-5 bağlamında tek başına bir tanı kategorisi olmaktan ziyade, dissosiyatif bozuklukların temelini oluşturan fenomenolojik bir seyrin göstergesidir.

Etimoloji

Latince 'dissociare' (ayırmak, çözmek, bağları koparmak) fiilinden türetilmiş olup, 'dis-' (uzaklaşma, ayrılma) ve 'socius' (arkadaş, , birlik) köklerine dayanır.

Karıştırmayın

Genellikle 'savunma mekanizmalarından inkâr (denial)' veya 'bilişsel kaçınma' ile karıştırılır; ancak inkâr bilinçli ya da yarı bilinçli bir gerçekliği reddetme süreciyken, dissosiyasyon nörobiyolojik ve yaşantısal bir bütünlük bozulmasıdır (entegrasyon kaybı).