Etkilenimden Kaçınma
Active Avoidance
Tanım
Bireyin, açık ve gözlenebilir bir eylem gerçekleştirerek olumsuz veya cezalandırıcı bir uyaranın ortaya çıkmasını engellediği ya da ertelediği edimsel koşullanma türü.
Örnek Vaka / Uygulama
Laboratuvar ortamında bir farenin, uyarıcı bir ışık yanıp söndüğünde kafesin diğer tarafına zıplayarak tabandaki elektrik şokundan kurtulması; klinik pratikte ise sosyal anksiyete yaşayan bir bireyin panik hissini bastırmak için kalabalık ortamlara girmekten sürekli olarak kaçınma davranışı sergilemesi.
Derin Analiz
Edimsel koşullanma paradigmasında negatif pekiştirme mekanizmasıyla doğrudan ilişkilidir. Organizma, aversive (itici/kaçınılmaz) bir uyaranla karşılaşmamak için belirli bir motor eylemde bulunur. Bu eylemin başarıyla gerçekleşmesi, itici uyaranın yok varlığıyla ödüllendirilir (ya da yokluğuyla pekiştirilir). İki aşamalı kaçınma teorisine göre (Mowrer), süreç önce klasik koşullanma yoluyla itici uyaran ile uyarıcı işaretler arasında korku bağı kurulmasıyla başlar, ardından bu korkunun azaltılması edimsel bir davranış olan kaçınma eylemini pekiştirir. Nörobiyolojik düzeyde, bu süreçte amigdala (korku ve tehdit tespiti), prefrontal korteks (planlama ve karar alma) ve bazal gangliya devreleri (motor eylem seçimi) aktif rol oynar. Anksiyete bozuklukları, fobiler ve obsesif-kompulsif bozukluğun sürdürülmesinde temel davranışsal mekanizmalardan biridir.
Etimoloji
Latince 'activus' (faal, hareketli) ve anglosakson kökenli 'avoid' (uzak durmak, kaçınmak; Eski Fransızca 'eschiver' kelimesinden evrilmiştir) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Pasif kaçınma (passive avoidance): Etkilenimden kaçınmada organizma yeni bir eylem yaparak (örneğin bir kola basarak) şoktan kaçınır; pasif kaçınmada ise mevcut bir durumu sürdürmeme veya belirli bir eylemi yapmama (örneğin yerinde hareketsiz durma) yoluyla cezadan kaçınılır.