Kaçınma Davranışı
Avoidance Behavior
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Sosyal anksiyete bozukluğu tanısı alan bir bireyin, iş yerindeki toplantılarda konuşma korkusu nedeniyle sürekli olarak toplantılara katılmamak için bahaneler üretmesi veya katıldığında arka sıralarda oturup hiç konuşmayarak göz teması kurmaktan kaçınması bir kaçınma davranışı örneğidir.
Derin Analiz
Kaçınma davranışı, davranışçı psikoloji ve öğrenme teorilerinde operant koşullandırma (özellikle negatif pekiştirme) çerçevesinde incelenir. Birey, aversif (itici) bir uyaranla karşılaşmamak veya bu uyaranın etkisini bertaraf etmek için belirli bir tepkide bulunur. Bu tepki, uyaranın yarattığı kaygı ve korku hissini kısa vadede azalttığı için (negatif pekiştirme), davranışın gelecekte tekrarlanma olasılığı artar. Ancak uzun vadede, bu döngü bireyin uyaranla yüzleşmesini engeller ve korkunun sönmesini (extinction) imkansız kılarak anksiyete bozukluklarının, fobilerin ve OKB gibi patolojilerin kronikleşmesine ve sürdürülmesine zemin hazırlar. Nörobiyolojik düzeyde, amigdalanın tetiklediği korku devresi ile prefrontal korteksin üst düzey bilişsel kontrolü arasındaki işlevsel dengesizlik bu süreçte rol oynar.
Etimoloji
Latince 'evitare' (kaçınmak, uzak durmak) fiilinden türetilmiştir; İngilizceye 'avoid' formunda geçmiştir.
Karıştırmayın
Kaçma davranışı (escape behavior) ile sıklıkla karıştırılır. Kaçma davranışında birey halihazırda var olan itici uyaranla karşı karşıyadır ve ortamı terk eder; kaçınma davranışında ise itici uyaran henüz ortada yoktur veya yaklaşmaktadır, birey onunla karşılaşmayı tamamen engellemek için önlem alır.

