Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Evlatlık Fantazisi

Foster-child Fantasy

Tanım

Çocuğun, mevcut ebeveynlerinin gerçek biyolojik ebeveynleri olmadığı ve aslında soylu, üstün ya da farklı bir aile tarafından evlat edinildiği yönündeki bilinçdışı inancı veya hayali.

Örnek Vaka / Uygulama

On iki yaşındaki bir danışan, okulda yaşadığı akademik başarısızlıklar ve evdeki otoriter disiplin tartışmaları sırasında, anne ve babasının kendisine karşı bu kadar katı olmasının nedeninin onların 'öz anne-babası' olmamasıyla açıklanabileceğine dair güçlü bir inanç geliştirmiştir. Danışan, gerçek ailesinin çok daha anlayışlı, sanatçı ruhlu ve varlıklı insanlar olduğuna, hastanede karıştırıldığına veya evlat edinildiğine dair detaylı senaryolar kurgulamakta ve bu düşünceye sığınarak evdeki çatışmaların yarattığı anksiyeteyi hafifletmektedir.

Derin Analiz

Psikanalitik gelişim kuramı çerçevesinde bu fantezi, tipik olarak Latens (gizillik) döneminde ve ergenliğin erken aşamalarında ortaya çıkan normatif bir ego savunma mekanizmasıdır. Çocuk veya ergen, ebeveynlerinin kusursuzluk imajını yitirmeye başladığı ve onlara karşı ambivalan (çelişkili) duygular beslediği bir evreye girer. Oidipal hayal kırıklıklarıyla başa çıkabilmek ve otorite figürlerinden psikolojik olarak ayrışabilmek (individuation) adına zihinsel bir kurgu üretir. Gerçek ebeveynlerin sıradanlığı, yerini hayali, daha güçlü, daha zengin ya da idealleştirilmiş 'gerçek' ebeveynlere bırakır. Bu kurgu, çocuğun kendi kimliğini inşa ederken ailesinden duygusal olarak kopmasını kolaylaştıran geçişsel bir köprü işlevi görür.

Etimoloji

İngilizce 'foster' (beslemek, büyütmek, bakmak) ve 'child' (çocuk) kelimelerinin birleşimiyle türetilmiş olup, psikanalitik literatürde kökenini Sigmund Freud'un 'family romance' (aile romanı) kavramından alır.

Karıştırmayın

Sanrısal bozukluklar veya Cotard sendromu gibi klinik patolojilerle sıklıkla karıştırılır; ancak evlatlık fantazisi bir psikotik sanrı değil, çocukluk ve ergenlik gelişiminin evrimsel ve yapısal bir parçası olan, gerçeği değerlendirme yetisinin kaybolmadığı nevrotik bir zihinsel kurgudur.