Fairbairn Kuramı
Fairbairnian Theory
Tanım
Kişilik yapısının Freud'un dürtü temelli id-ego-süperego üçlüsü yerine, nesne ilişkileri ve erken dönem anne-bebek dinamikleri üzerinden şekillendiğini savunan psikanalitik kuram.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik ortamda, sürekli olarak kendisini eleştiren ve değersizleştiren partnerler seçen bir danışanın durumu bu kuramla açıklanır. Danışanın antilibidinal egosunun (içselleştirilmiş reddedici anne), merkez egoya yönelttiği saldırılar ve cezalandırma döngüsü, dış dünyada tekrarlanan yıkıcı ilişkilerle yeniden sahnelenmektedir.
Derin Analiz
Fairbairn Kuramı, klasik psikanalizin libidoyı haz aracı olarak gören yaklaşımını radikal biçimde değiştirerek, libidonun temel olarak nesne arayıcı olduğunu öne sürer. Klasik yapısal modelin aksine, bebek doğuştan bütünlük arayan bir egoya sahiptir. Anne ile yaşanan hayal kırıklıkları ve doyumsuzluklar karşısında bu ego parçalanır. Paranoid-şizoid pozisyondaki bu bölünme süreci üç ana yapı ortaya çıkarır: Freud'un egosuna denk gelen, gerçeklikle temas halindeki 'merkez ego'; nesnenin vaat edilen uyarımına bağlanan 'libidinal ego'; ve anne figürünün reddedici, cezalandırıcı yönünü içselleştirerek merkeze saldıran 'antilibidinal ego' (ayrıca içsel sabote edici olarak da bilinir). Bu mekanizma, içsel nesne ilişkilerinin psikopatolojinin temelini nasıl oluşturduğunu açıklar.
Etimoloji
İskoç psikanalist W. Ronald D. Fairbairn'in soyadından (özel isim kökenli) ve Latince 'theoria' [gözlem, inceleme] kelimesinden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Freud'un Yapısal Modeli ve Melanie Klein'ın Nesne İlişkileri Kuramı. Temel fark, Freud'un dürtü boşaltımını (haz ilkesi) merkeze alması, Klein'ın fantastik içsel dünya ve fantezilere odaklanması, Fairbairn'in ise doğrudan gerçek kişilerle kurulan erken dönem ilişkileri ve egonun dinamik bölünmesini esas almasıdır.

