Filtre
Filter
Tanım
Bir karışımın veya bilgi akışının belirli unsurlarının geçişine izin verirken diğerlerini engelleyen mekanizma, aygıt veya varsayımsal bilişsel yapı.
Örnek Vaka / Uygulama
Kokusunu ve gürültüsünü unutup sadece karşınızdaki kişinin sesine odaklandığınız kalabalık bir kafeterya ortamında, beyin akustik ve semantik filtreleme mekanizmaları sayesinde diğer tüm sesleri bastırarak (zayıflatarak) hedef uyaranı bilinçli farkındalığa taşır.
Derin Analiz
Bilişsel bilimler ve psikolojide 'filtre' kavramı, insan duyusal sisteminin kapasite sınırlarıyla başa çıkabilmek için çevreden gelen uyaran akışını seçici olarak işleme tabi tutmasını açıklayan merkezi bir metafordur. Broadbent'in Tek Kanallı Filtre Teorisi gibi erken dönem dikkat modellerinde, duyusal girdilerin sınırlı kapasiteye sahip üst düzey işlemcilere ulaşmadan önce fiziksel özellikleri temelinde (örneğin sesin tonu veya yönü) süzüldüğü varsayılır. Akustikte ise belirli frekans bileşenlerini (düşük geçiren, yüksek geçiren veya bant geçiren filtreler) zayıflatarak ya da geçirerek sinyal amplitüd spektrumunu değiştiren matematiksel ve fiziksel sistemleri ifade eder. Nörobiyolojik düzeyde talamus, bu işlevin alt yapısını oluşturan birincil sinirsel süzgeç görevi görerek kortekse ulaşan duyusal bilgiyi modüle eder.
Etimoloji
Orta Latince 'filtrum' (keçe, süzgeç) kelimesinden türetilmiş olup, bir sıvıyı süzmek için kullanılan keçe parçasını ifade eder; modern dönemde bilişsel ve teknolojik sistemlerde seçici geçirgenlik anlamını kazanmıştır.
Karıştırmayın
Dikkatin dağılması (distraction) ile karıştırılır; dağılma uyaran kontrolünün kaybını ifade ederken, filtreleme uyaranın seçilerek elenmesi veya geçirilmesine yönelik aktif veya yapısal bir süreci tanımlar.

