Fosil
Fossil
Tanım
Geçmiş jeolojik zamanlarda yaşamış, genellikle sert kısımları (kemik, kabuk, odun) mineralleşme yoluyla korunmuş organizmaların kalıntıları veya izleridir.
Örnek Vaka / Uygulama
Paleoantropologların Doğu Afrika'daki Olduvai Vadisi'nde buldukları *Australopithecus afarensis* iskelet kalıntıları, iki ayak üzerinde yürüyüşün (bipedalizm) anatomik kanıtlarını sunarak insan evriminin bilişsel ve somatik evrelerinin tarihlendirilmesinde kritik rol oynamıştır.
Derin Analiz
Paleontoloji ve evrimsel antropoloji bağlamında fosiller, filogenetik ağaçların oluşturulmasında ve paleobiyolojik yeniden yapılanmalarda ampirik temel oluşturur. Fosilleşme süreci (tatafonomi), organik materyalin minerallerle yer değiştirmesi (taşlaşma veya petrifikasyon) ya da tortul katmanlar arasında iz bırakması prensibiyle gerçekleşir. Nöroantropoloji ve bilişsel arkeoloji alanlarında ise hominid kafatası fosillerinin endokranial kalıpları (endokastlar), milyonlarca yıllık süreçte beyin hacminin (en)sefalizasyon katsayısının ve neokortikal genişlemenin evrimsel izlerini sürmemize olanak tanır.
Etimoloji
Klasik Latince 'fossilis' (kazma yoluyla elde edilen, yerden çıkarılan) sözcüğünden türetilmiştir; kökeni 'fodere' (kazmak) fiiline dayanır.
Karıştırmayın
Eser fosiller (trace fossils) ile doğrudan organizma kalıntıları sıklıkla karıştırılır; eser fosiller canlıların kendilerini değil, ayak izi, yuva veya dışkı gibi aktivitelerinin izlerini barındırır.

