Gecikmiş Etki
Delayed Effect
Tanım
Bir olayın ya da etmenin neden olduğu sonucun, aradan belirli bir zaman geçtikten sonra gözlemlenmesi durumu.
Örnek Vaka / Uygulama
Şiddetli bir çocukluk çağı ihmali yaşayan bireyin, travma anında herhangi bir uyum bozukluğu göstermeyip, otuzlu yaşlarında iş stresiyle tetiklenen ağır bir majör depresyon tablosu geliştirmesi gecikmiş etkiye klasik bir örnektir.
Derin Analiz
Gecikmiş etki, nedensellik zincirlerinin doğrudan ve anlık tezahür etmediği durumlarda karşımıza çıkan zamansal bir sapmadır. Çoğu zaman tetikleyici unsur dolaylı bir etki mekanizması işletir; yavaş ilerleyen bir süreci ya da kümülatif bir olay zincirini başlatarak nihai sonucun ölçülebilir hale gelmesini geciktirir. Deneysel tasarımda ve klinik gözlemde değişkenler arasındaki zamansal gecikme (latency), nedensellik bağının kurulmasını zorlaştırır. Araştırmacılar, bu tür etkileri tespit etmek için uzunlamasına (longitudinal) çalışmalar ve zaman serisi analizi gibi metodolojik araçlara başvurur. Psikopatolojide ve travmatolojide, stres faktörleri ile patolojik semptomların ortaya çıkışı arasındaki uzun latent evreler bu kavramla doğrudan ilişkilidir.
Etimoloji
İngilizce 'delay' (geciktirmek, ertelemek; Latince 'dis-' [ayrılma, öteye taşıma] ve 'latus' [taşınmış] kökünden) ile 'effect' (etki, netice; Latince 'efficere' [gerçekleştirmek, meydana getirmek] fiilinden) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Causal latency (nedensel gecikme) ile sıklıkla karıştırılır; oysa causal latency gecikmenin süresine odaklanırken, delayed effect doğrudan sonucun zuhur etme olgusunu tanımlar. Immediate effect (anlık etki) kavramının zıttıdır.