İç İçe Geçme
Enmeshment
Tanım
İki veya daha fazla kişinin, özellikle aile üyelerinin, kişisel sınırların belirsizleştiği aşırı bağımlı bir ilişki ağı içinde bireysel özerkliklerini kaybetmesi durumu.
Örnek Vaka / Uygulama
Yirmi beş yaşındaki Melis, kariyeriyle ilgili önemli bir iş teklifini kabul etmek istediğinde, annesinin 'Sensiz bu evde ne yaparım, beni yalnız bırakmayı nasıl düşünürsün?' şeklindeki suçluluk yükleyen tepkisi karşısında kendi karar alma yetisini tamamen kaybeder ve teklifi reddeder. Melis'in kendi öfke veya sevincini annesinin onay süzgecinden geçirmeden hissedememesi, tipik bir iç içe geçme tablosudur.
Derin Analiz
Salvador Minuchin’in yapısal aile terapisi çerçevesinde literatüre kazandırdığı iç içe geçme (enmeshment), aile alt sistemleri arasındaki sınırların (boundaries) aşırı derecede geçirgen veya dağınık (diffuse) olması halidir. Bu dinamikte, bireyin duygu, düşünce ve arzuları aile bütününün potasında erir; kimin kime ait olduğu belirsizleşir. Bireyselleşme ve özerklik (autonomy) gelişimi engellenir çünkü bir aile üyesinin yaşadığı en ufak bir duygusal dalgalanma, tüm sistemi sarsan bir domino etkisine yol açar. Gelişimsel psikoloji ve klinik perspektiften bakıldığında, bu durum çocuklarda benlik algısının zedelenmesine, kronik bağımlılığa ve yetişkinlikte sağlıklı mahremiyet sınırları kurmada başarısızlığa zemin hazırlar.
Etimoloji
İngilizce 'in-' (içinde, içine) ön eki ile 'mesh' (ağ, ilmek, örmek) kelimesinin birleşiminden türetilmiştir; bireylerin psikolojik olarak birbirinden ayırt edilemez bir ağ içinde sıkışıp kalmasını ifade eder.
Karıştırmayın
Co-dependency (bağımlılık/eş-bağımlılık) ile sıkça karıştırılır; co-dependency genellikle patolojik bir bakım verme ve karşılıklı bağımlılık dinamiklerine odaklanırken, enmeshment doğrudan yapısal bir sınır erimesini ve sistemik kimlik kaybını tanımlar.

