İnhibituar Koşullanma
İnhibitory Conditioning
Tanım
Bir koşullu uyarıcının, daha önceden var olan uyarıcı bağlamında koşulsuz uyarıcının yokluğunu sinyallemesiyle gerçekleşen klasik koşullanma türü.
Örnek Vaka / Uygulama
Köpeğine zil çaldığında mama veren bir araştırmacı, bir süre sonra sadece ışık yandığında asla mama verilmeyeceğini (ancak zil çalındığında mama gelmeye devam ettiğini) öğretir. Işık uyarıcısı, mamanın yokluğunu öngören bir inhibituar koşullu uyarıcı haline gelir ve köpek ışık yandığında salya salgılamaz.
Derin Analiz
İnhibituar koşullanma, organizmanın belirli bir sinyalin, genellikle beklenen bir olayın veya uyarıcının gerçekleşmeyeceğini öngörmesini öğrendiği karmaşık bir öğrenme mekanizmasıdır. Bu süreçte, uyarıcının (CS-) varlığı, önceden eksitatuar (uyarıcı) bir bağlamda deneyimlenmiş olan koşulsuz uyarıcının (US) yokluğunu işaret eder. Nörobiyolojik düzeyde bu durum, amigdala ve prefrontal korteks devrelerinde sinaptik plastisitenin, eksitasyonun bastırılması yönünde modüle edilmesiyle ilgilidir. Organizmanın çevresindeki tehditleri veya ödülleri yalnızca varlıklarıyla değil, yokluklarıyla da kodlamasını sağlayarak adaptif bir avantaj sunar. Bu bağlamda, koşulsuz uyarıcının daha önceden organizma tarafından deneyimlenmiş olması şarttır; aksi takdirde uyarıcının yokluğu bilişsel olarak bir anlam ifade etmez.
Etimoloji
Latince 'inhibere' (durdurmak, engellemek) fiilinden türetilen 'inhibitory' sıfatı ile Latince 'conditio' (şartlandırma, durum) kökünden gelen 'conditioning' kelimesinin birleşiminden oluşmuştur.
Karıştırmayın
Eksitatuar koşullanma ile karıştırılır; eksitatuar koşullanma koşullu uyarıcının koşulsuz uyarıcının varlığını öngörmesini sağlarken, inhibituar koşullanma yokluğunu öngörür.

