Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

İnhibituvar Postsinaptik Potansiyel (IPSP)

İnhibitory Postsynaptic Potential (IPSP)

Tanım

Nöron zarındaki elektrik yükü farkını geçici olarak artırarak (hiperpolarizasyon), hedef hücrenin aksiyon potansiyeli üretme olasılığını düşüren sinaptik iletişim mekanizması.

Örnek Vaka / Uygulama

Karanlık bir odada ani bir ses duyduğunuzda kaçma refleksini başlatacak kas hareketlerini kontrol eden motor nöronların aşırı uyarılmasını önlemek için omurilikteki internöronlar IPSP'ler üreterek sistemi dengede tutar ve kas kasılmasının kontrolsüz olmasını engeller.

Derin Analiz

Nörofizyolojik düzeyde IPSP, presinaptik nörondan salınan GABA veya glisin gibi inhibitör nörotransmiterlerin postsinaptik membrandaki reseptörlere bağlanmasıyla tetiklenir. Bu bağlanma, genellikle klorür ($Cl^-$) iyonlarının hücre içine girişine veya potasyum ($K^+$) iyonlarının hücre dışına çıkışına izin veren iyon kanallarının açılmasına yol açar. Sonuç olarak, membran potansiyeli eşik değerinden daha negatif bir seviyeye (hiperpolarizasyon) kayar ve bu durum, sinir hücresinin ateşlenmesini (aksiyon potansiyeli oluşturmasını) zorlaştırır veya engeller. Sinaptik entegrasyon sürecinde EPSP'lerle (Eksitatuar Postsinaptik Potansiyel) yarışarak beynin sinyal iletiminde hassas bir denge (frenleme sistemi) kurar.

Etimoloji

Latince 'inhibere' (engellemek, durdurmak) + Yunanca 'post' (sonra) + Latince 'synapsis' (bağlantı, kavşak) ve Yunanca 'potentialis' (güç, potansiyel).

Karıştırmayın

Eksitatuar Postsinaptik Potansiyel (EPSP) ile karıştırılır; EPSP membranı depolarize ederek ateşleme olasılığını artırırken, IPSP hiperpolarize ederek ateşleme olasılığını azaltır.