Kaçıngan Bağlanma
Dismissive Attachment
Tanım
Bireyin kendisini değerli ve yeterli, başkalarını ise güvenilmez ve gereksiz olarak algıladığı, yakın ilişkileri küçümseyerek katı bir kendi kendine yeterlilik sürdürdüğü yetişkin bağlanma stili.
Örnek Vaka / Uygulama
34 yaşında bir erkek hasta, uzun süreli ilişkilerinin neden hep 3-4 ay sürdüğü şikayetiyle başvurduğunda, partnerlerinin 'seninle hiçbir şey paylaşamıyorum, duvar örüyorsun' yakınmalarından bahseder. Hasta, ilişkide herhangi bir çatışma çıktığında veya partneri duygusal yakınlık talep ettiğinde, aniden geri çekilmekte, işine veya bireysel hobilerine aşırı odaklanarak 'kimsenin bana ihtiyacı yok, kimseye de ihtiyacım yok' düşüncesiyle ilişkisini sonlandırmaktadır.
Derin Analiz
Kaçıngan bağlanma (aynı zamanda reddedici-kaçınmacı bağlanma olarak da bilinir), Bowlby-Ainsworth geleneksel bağlanma teorisinin yetişkinlikteki izdüşümlerinden biridir. İçsel çalışma modelleri ekseninde değerlendirildiğinde; bu stile sahip bireylerde 'benlik' modeli pozitif, 'öteki' modeli ise negatiftir. Çocukluk döneminde bakım verenlerin duygusal olarak erişilemez, soğuk veya reddedici olması, çocuğun erken dönemde geliştirdiği regülasyon stratejilerini kökten değiştirmesine yol açar. Çocuk, bağlanma figüründen göremediği güveni ve kabulü bastırarak, hayatta kalabilmek için aşırı bir özerklik ('hyper-independence') geliştirir. Nörobiyolojik düzeyde, bu bireyler sosyal dışlanma veya yakınlık tehdidi içeren durumlarda dahi limbik sistem tepkilerini (özellikle amigdala aktivasyonunu) prefrontal korteksin baskılayıcı mekanizmalarıyla hızla manipüle ederler. Oksitosin ve vazopressin reseptör duyarlılıklarındaki varyasyonlar, yakın ilişki kurma motivasyonunu düşürürken, bireyin savunma mekanizmalarından biri olarak 'devalüasyon' (ilişkileri ve başkalarını önemsizleştirme) ön plana çıkar. Klinik pratikte bu bireyler nadiren yalnızlık şikayetiyle başvururlar; genellikle partnerlerinin veya iş çevrelerinin 'duygusal soğukluk' ya da 'ulaşılmazlık' eleştirileriyle terapiye yönlendirilirler.
Etimoloji
İngilizce 'dismiss' (reddetmek, önemsememek, başından savmak) fiilinden türetilen 'dismissive' sıfatı ile İngilizce 'attachment' (bağlanma, ilişi kurma) kavramının birleşiminden oluşur; köken olarak Latince *dismissare* ve *aptare* kelimelerine dayanır.
Karıştırmayın
Korkulu bağlanma (fearful-avoidant/disorganized) ile karıştırılabilir; ancak korkulu bağlanmada hem kendilik hem de başkaları algısı negatiftir ve birey yakınlık ister fakat reddedilmekten korkar. Kaçıngan bağlananlar ise yakınlığı aktif olarak reddeder ve kendilik algıları olumludur.