Yetişkin Bağlanma Stili
Adult Attachment
Tanım
Yetişkin bireylerin romantik ve yakın ilişkilerinde sergiledikleri, bebeklik dönemindeki bakım veren etkileşimlerinden köken alan içsel çalışma modellerine dayalı duygusal ve davranışsal bağlanma eğilimleri.
Örnek Vaka / Uygulama
Otuzlu yaşlarında bir danışanın, sevgilisinin mesajlarına birkaç saat geç yanıt vermesi üzerine 'beni terk edecek' düşüncesiyle yoğun bir panik ve öfke nöbeti geçirmesi, ardından ilişkiyi bitirme tehdidinde bulunması; yüksek bağlanma kaygısı ve düşük bağlanma kaçınması ile karakterize preoksüpe yetişkin bağlanma stiline klinik bir örnektir.
Derin Analiz
Yetişkin bağlanması, John Bowlby ve Mary Ainsworth'un bebek-bakım veren dinamiklerine dayanan öncül çalışmalarının, Hazan ve Shaver (1987) tarafından yetişkin romantik ilişkilerine uyarlanmasıyla 20. yüzyılın sonlarında psikoloji literatürüne kazandırılmıştır. Bilişsel bilimler ve sosyal psikoloji perspektifinden bu yapı, bireylerin hem kendilerine ('ben değerli miyim?') hem de başkalarına ('başkaları güvenilir mi?') yönelik geliştirdikleri zihinsel modeller (internal working models) üzerinden şekillenir. Nörobiyolojik düzeyde; oksitosin, vazopressin ve endojen opioid sistemlerinin modüle ettiği limbik sistem devreleri ile prefrontal korteksin duygu düzenleme mekanizmaları arasındaki etkileşim, bu stillerin stres altında nasıl aktive olacağını belirler. Güvenli bağlanma, kaygılı-preoksüpe bağlanma, saplantılı bağlanma ve kaçıngan (korkulu-kaçınmacı ve kayıtsız-kaçınmacı) olmak üzere temelde iki eksen (bağlanma kaygısı ve bağlanma kaçınması) üzerinde sınıflandırılır.
Etimoloji
İngilizce 'adult' (yetişkin, Latince 'adultus' [büyümüş, olgunlaşmış]) ve 'attachment' (bağlanma, Eski Fransızca 'attachier' [tutturmak, bağlamak]) kelimelerinin birleşiminden oluşur.
Karıştırmayın
Temperament (Mizaç) ve Kişilik Bozuklukları (Örn: Borderline Kişilik Bozukluğu). Mizaç biyolojik temelli doğuştan gelen eğilimleri ifade ederken, bağlanma deneyimsel olarak şekillenen ilişki odaklı bir şemadır. Ayrıca kaygılı bağlanma zaman zaman kişilik bozukluklarıyla karıştırılsa da, klinik düzeyde bir patolojiden ziyade süreklilik arz eden bir ilişkisel yönelimdir.