Kararsız Bağlanma
Ambivalent Attachment
Tanım
Bireyin yakın ilişkilerde terk edilme korkusuyla karakterize, hem yakınlık arayışı hem de bu yakınlığa karşı direnç veya öfke göstermesiyle kendini gösteren güvensiz bağlanma biçimi.
Örnek Vaka / Uygulama
Yetişkin ilişkilerinde, partnerinin bir mesajına geç yanıt vermesi üzerine 'beni önemsemiyor, kesin terk edecek' düşüncesiyle yoğun bir kaygı yaşayan, partneri yanında olduğunda ise ona öfkeyle yaklaşarak suçlayan bir bireyin sergilediği tutum kararsız bağlanmanın klinik bir yansımasıdır.
Derin Analiz
Gelişimsel psikoloji ve bağlanma teorisi bağlamında kararsız (veya dirençli) bağlanma, bebeklik dönemindeki tutarsız ebeveyn duyarlılığının bir ürünü olarak şekillenir. Mary Ainsworth'ün Yabancı Durum (Strange Situation) deneylerinde gözlemlenen bu modelde, bebek ebeveyn ayrılığından sonra aşırı derecede huzursuz olur; ancak ebeveyn döndüğünde hem temasa geçer hem de öfkeli bir direnç sergiler (örneğin kucağa alınmak isteyip ardından itmek). Yetişkinlikte ise bu durum, kişinin ilişkilerinde kronik bir güvensizlik, partnerin sevgisini sürekli sorgulama, reddedilme hassasiyeti ve derin bağlar kurma arzusu ile bu bağlardan duyulan yoğun kaygı arasındaki sarkaç hareketiyle kendini gösterir. Nörobiyolojik düzeyde, bu bağlanma stili, sosyal tehditlere karşı aşırı aktif bir amigdala yanıtı ve stres düzenlemesinde ön mροφο-kortikal (prefrontal) kontrolün zayıflamasıyla ilişkilendirilmektedir.
Etimoloji
Latince 'ambivalens' (amphi [her iki tarafta/çift] + valentia [güç, etki]) kökünden türetilmiştir; zıt yönlü duygusal eğilimlerin eşzamanlı varlığını ifade eder.
Karıştırmayın
Kaçıngan bağlanma (avoidant attachment) ile karıştırılır; kaçıngan bireyler yakınlıktan kaçar ve bağımsızlığı abartırken, kararsız bağlanma sergileyenler yakınlığı yoğun şekilde arzu eder ancak eşzamanlı olarak terk edilme korkusuyla direnç gösterir.