Kartezyen Tiyatro
Cartesian Theater
Tanım
Zihinde deneyimlerin birleştiği, merkezi bir gözlemcinin (egonun) tüm algıları perde arkasından izlediğini varsayan eleştirel bilinç metaforudur.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir sinema salonunda filmi izleyen seyirci metaforu buna örnektir. Nasıl ki perdedeki görüntü salondaki tek bir izleyici tarafından idrak ediliyorsa, günlük hayatta da kafamızın içinde dış dünyayı izleyen ve kararlar alan 'merkezi bir ben' olduğu hissedilir. Ancak nörolojik düzeyde bu filmi izleyen tek bir 'salondaki seyirci' yoktur; filmin kendisi zaten milyonlarca nöronun ortak ürünüdür.
Derin Analiz
Filozof Daniel Dennett tarafından bilişsel bilimlere ve zihin felsefesine kazandırılan bu kavram, Descartes'ın zihin-beden düalizminin yarattığı ontolojik açmazı ifşa etmek için kullanılır. Klasik yaklaşım, beyinde duyusal girdilerin (görsel, işitsel vb.) tek bir odakta toplanıp homunculus (küçük insan) benzeri bir 'ben' tarafından izlendiği örtük bir varsayıma dayanır. Ancak modern bilişsel bilimler ve nörobilim, beynin merkezi tek bir işlemleme merkezine sahip olmadığını, aksine paralel ve dağıtık (distributed) ağlar üzerinden eş zamanlı çalıştığını göstermiştir. Dolayısıyla Kartezyen tiyatro, biyolojik gerçekliği yansıtmayan yanıltıcı bir mekânsal yanılsamadır.
Etimoloji
Fransız filozof René Descartes'ın isminden türetilen 'Kartezyen' sıfatı (Latince: Cartesius) ve Yunanca 'theatron' [seyir yeri, gösteri alanı] sözcüklerinin birleşiminden oluşur.
Karıştırmayın
Kartezyen düalizm (zihin ve bedenin tözsel ayrılığı fikri) ve Homunculus yanılgısı (zihni yöneten küçük bir zihin olduğu düşüncesi). Kartezyen tiyatro, bu düalizmin mekânsal ve deneyimsel izdüşümüne odaklanan özel bir eleştiri metaforudur.