Kimyasal Bağımlılık
Chemical Dependence
Tanım
Bireyin merkezi sinir sistemini etkileyen psikoaktif maddeleri, artan tolerans ve yoksunluk belirtileri eşliğinde zorlantılı bir şekilde kullanma hali.
Örnek Vaka / Uygulama
Otuzyedi yaşında bir erkek hastanın, işlevselliğini ve sosyal ilişkilerini kaybetmesine rağmen opioid bazlı analjezikleri reçete edilen dozun çok üzerinde ve kontrolsüz bir şekilde kullanmaya devam etmesi, sabahları ilk iş olarak madde arama davranışı göstermesi ve maddeyi almadığında şiddetli kas ağrıları ile anksiyete yaşaması kimyasal bağımlılık tablosunu somutlaştırır.
Derin Analiz
Kimyasal bağımlılık, beyindeki ödül sisteminin (mezolimbik dopaminerjik yolağın) kronik ve tekrarlayan biçimde ele geçirilmesiyle karakterize bir durumdur. Maddenin sürekli alımı, nörotransmitter dengesinde adaptasyona yol açar; bu durum homeostazı korumak için reseptördown-regulation (duyarsızlaşma/azalma) süreçlerini tetikler. Sonuç olarak, birey aynı etkiyi elde etmek için giderek daha yüksek miktarda maddeye ihtiyaç duyar (tolerans) ve maddenin kesilmesi durumunda fizyolojik ve psikolojik homeostatik çöküş (yoksunluk) yaşar. DSM-5 kriterleri çerçevesinde, bu tablo artık 'Madde Kullanım Bozukluğu' çatısı altında şiddet derecelerine göre değerlendirilmektedir.
Etimoloji
İngilizce 'chemical' (kimyasal, Yunanca 'khēmeia' [madde bilimi]) ve 'dependence' (bağımlılık, Latince 'dependere' [asılı durmak, dayanmak]) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.
Karıştırmayın
Kimyasal bağımlılık kavramı sıklıkla 'alışkanlık' veya 'psikolojik bağımlılık' ile karıştırılır. Alışkanlık bilinçli bir tercih ve kolayca değiştirilebilir bir davranış iken, kimyasal bağımlılık nörobiyolojik düzeyde yapısal değişiklikler içeren zorlantılı bir patolojidir. Ayrıca, 'madde kötüye kullanımı' (substance abuse) terimi daha çok olumsuz sosyal ve yasal sonuçlara rağmen kullanımı sürdürmeyi ifade ederken, kimyasal bağımlılık tolerans ve yoksunluk gibi somut fizyolojik adaptasyonları kapsar.