Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Klinik Kanıt

Clinical Evidence

Tanım

Klinik tanı ve tedavi süreçlerine rehberlik eden; doğrudan sorgulama, psikolojik testler, davranışsal gözlemler veya vaka geçmişleri aracılığıyla elde edilen ampirik hasta verileridir.

Örnek Vaka / Uygulama

Major depresif bozukluk şüphesiyle başvuran bir danışana uygulanan Beck Depresyon Envanteri'nden alınan yüksek puan (test verisi), klinisyenin yaptığı yarı yapılandırılmış görüşmedeki psikomotor yavaşlama gözlemleri (davranışsal veri) ve hastanın son altı aydaki işlevsellik kaybını içeren anamnezi (vaka geçmişi) bir araya gelerek bütüncül klinik kanıtı oluşturur.

Derin Analiz

Klinik psikoloji ve psikiyatride karar alma süreçlerinin temel dayanağını oluşturur. Kanıta dayalı uygulamaların (evidence-based practice) epistemolojik temelini besleyen bu veri seti, sübjektif hasta anlatımları ile objektif değerlendirme araçlarının kesişim kümesinde yer alır. Doğrudan yöntemler (klinik mülakatlar, standart test bataryaları) hastanın içgörüsünü ve o anki psikopatolojik durumunu yansıtırken; dolaylı yöntemler (vaka geçmişi, doğal gözlem, anamnez) uzun vadeli paternleri ve çevresel etmenleri görünür kılar. Bilimsel geçerlilik ve güvenilirlik ilkeleri çerçevesinde, toplanan bu kanıtlar hipotez test etme döngüsünün ve formülasyonun ana girdisidir.

Etimoloji

Latince 'clinis' (yatak, hasta yatağı) kökünden türetilen 'klinik' ile Latince 'evidens' (açıkta duran, görünür kılınan, delil olan) kelimelerinin birleşiminden oluşur.

Karıştırmayın

Ampirik araştırma kanıtı (geniş popülasyonlar üzerindeki kontrollü çalışmalar) ile sıklıkla karıştırılır; klinik kanıt ise tamamen vaka odaklı, nomotetik değil idiografik verileri kapsar.