Kötü Nesne
Bad Object
Tanım
Melanie Klein'ın psikanalitik kuramında, hayal kırıklığı ve yıkıcı dürtülerin yönetilmesi amacıyla egonun nesneyi bölmesi sonucu ortaya çıkan, olumsuz nitelikler atfedilmiş içselleştirilmiş kısmi nesne.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik pratikte, sınırda (borderline) kişilik organizasyonuna sahip danışanların insanları ya tamamen kusursuz ve kurtarıcı ('iyi nesne') ya da tamamen düşman ve yıkıcı ('kötü nesne') olarak algılamalarında bu mekanizma açıkça gözlemlenir. Danışan, en ufak bir hayal kırıklığında terapisti bir anda cezalandırıcı ve tehlikeli bir 'kötü nesne' olarak deneyimleyebilir.
Derin Analiz
Kleinçı nesne ilişkileri kuramının merkezinde yer alan bu kavram, erken dönem bebeklik evresindeki paranoid-şizoid pozisyonun temel dinamiklerinden biridir. Bebek, dış dünyadan ve bakım verenden aldığı haz veya hayal kırıklığı deneyimlerini bütünleştirecek bilişsel ve duygusal kapasiteye henüz sahip değildir. Bu nedenle yaşantılar 'iyi' ve 'kötü' olarak keskin bir şekilde ikiye bölünür (splitting). Früstrasyon ve bebekteki yıkıcı agresif dürtüler (ölüm içgüdüsü) dayanılmaz bir içsel kaygı yarattığında, ego bu yıkıcılığı ve olumsuzluğu dışsal bir nesneye yansıtarak (projection) başa çıkmaya çalışır. Sonrasında bu yansıtılan ve olumsuzlaştırılan parça tekrar içselleştirilir (introjection). Bu süreç, bireyin ilerleyen gelişim aşamalarında ambivalansı (zıt duyguları aynı anda barındırma kapasitesini) ve bütüncül nesne ilişkilerini kurabilmesi için aşılması gereken yapısal bir basamaktır.
Etimoloji
İngilizce 'bad' (kötü, zararlı) ve Latince 'objectum' (karşıda duran, önüne atılan şey) kelimelerinin psikanalitik teorideki birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
İyi nesne (good object) ile karıştırılır; aralarındaki temel fark, birinin haz ve doyum deneyimlerinden, diğerinin ise agresyon ve früstrasyon kaynaklı kaygılardan türevidir. Ayrıca savunmacı yansıtmalı özdeşim kavramından, nesnenin erken dönemdeki ilkel bölünme kökeniyle ayrılır.