Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Öğrenilmiş İyimserlik

Learned Optimism

Tanım

Olumsuz olayların dışsal, geçici ve duruma özel etkenlerden kaynaklandığına dair açıklama biçimini sonradan edinme süreci.

Örnek Vaka / Uygulama

Yaptığı başvurusundan olumsuz dönüş alan bir bireyin 'Ben bu işi asla beceremeyeceğim, tamamen yetersizim' (kötümser ve kalıcı) demek yerine, 'Şirketin bütçe kısıtları ve aradıkları niş profil bu dönem bu pozisyon için uyuşmadı, bir sonraki mülakatta teknik portföyümü geliştirmeliyim' (öğrenilmiş iyimserlik, dışsal ve duruma özel) yaklaşımını benimsemesi.

Derin Analiz

Martin Seligman'ın öğrenilmiş çaresizlik teorisinin evrilmesiyle bilişsel psikoloji literatürüne kazandırılan öğrenilmiş iyimserlik, bireyin olumsuz yaşam olaylarını yorumlarken kullandığı açıklama stilini (explanatory style) odağa alır. Bu mekanizma; kötümser bireylerin aksine sorunları kalıcı, içsel ve genel olarak ele almak yerine, dışsal, kararsız (unstable) ve spesifik faktörlerle ilişkilendirmesini sağlar. Bilişsel-davranışçı terapilerde maladaptif bilişsel örüntülerin yeniden yapılandırılması yoluyla motivasyonu artırır, psikolojik dayanıklılığı besler ve depresif belirtilere karşı koruyucu bir tampon görevi üstlenir.

Etimoloji

İngilizce 'learn' (öğrenmek, deneyimle kazanmak) sözcüğü ile Latince 'optimus' (en iyi) kökünden türetilen 'optimism' (iyimserlik) kavramının birleşiminden oluşmuştur; bilişsel süreçler sonucunda sonradan edinilen olumlu yükleme tarzını ifade eder.

Karıştırmayın

Toksik pozitiflik ile karıştırılır; öğrenilmiş iyimserlik gerçekliği reddetmek veya duyguları bastırmak değil, aksine olumsuzlukların kaynağını rasyonel ve değiştirilebilir parametrelerle açıklayarak eylemselliği korumaktır.