Planck İlkesi
Planck’s Principle
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Kuantum mekaniğinin ilk yıllarında, klasik fizik ekolüne bağlı kıdemli akademisyenler yeni denklemleri ve olasılıksal yaklaşımları kesin bir dille reddetmişlerdir. Bu teoriler ancak kariyerlerinin başında bu paradigmaya maruz kalan genç fizikçilerin kürsülere gelmesiyle ana akım bilim dünyasında kabul görmüştür.
Derin Analiz
Bilim felsefesi ve bilişsel sosyoloji kesişiminde yer alan bu ilke, Thomas Kuhn'un 'bilimsel devrimlerin yapısı' ve paradigma değişimi kavramlarıyla doğrudan ilişki kurar. İnsan bilişindeki statükoyu koruma eğilimi, doğrulama (verification) ve yanlışlama (falsification) gibi katı ampirik metodolojilerin bile bireysel önyargılar ve akademik inandırıcılık bariyerleri karşısında nasıl esneyebileceğini gösterir. Bilişsel psikoloji bağlamında, konfirmasyon yanlılığı ve inanç kalıcılığının (belief perseverance) akademik topluluklar düzeyindeki makro bir yansımasıdır; uzmanlaşmış zihinlerin yeni bilişsel şemalara direnç gösterme mekanizmalarını açıklar.
Etimoloji
Max Planck'ın soyadından (Alman fizikçi, 1858–1947) ve Latince 'principium' (başlangıç, temel kural) kelimesinden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Thomas Kuhn'un Paradigma Değişimi (genel makro ölçekli dönüşüm süreciyle karıştırılır; Planck ilkesi ise spesifik olarak jenerasyonel değişime ve biyolojik/akademik devreye girmeye odaklanır).
Keşfetmeye Devam Edin
Paradigma Değişimi
Paradigma Değişimi
Paradigm Shift
Bir bilim dalının veya disiplinin temel kavramlarını, varsayımlarını, yöntemlerini ve doğasını tanımlayan çerçevenin köklü ve ani bir dönüşümle yenilenmesi.
İncele