Plasenta
Placenta
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik psikoloji ve gelişimsel nörobiyoloji çalışmalarında, gebeliğin üçüncü trimesterinde plasental yetmezlik yaşayan annelerin bebeklerinde kronik hipoksi (oksijen azlığı) geliştiği ve bu durumun ilerleyen yaşamda bilişsel esneklik ile stresle başa çıkma mekanizmalarını doğrudan etkilediği gözlemlenmiştir.
Derin Analiz
Plasenta, gebelik süresince endokrin, immünolojik ve metabolik işlevleri bir arada yürüten dinamik bir fetomaternal organdır. Sadece fiziksel bir bariyer veya besin köprüsü olmayıp; östrojen, progesteron ve insan koryonik gonadotropini (hCG) gibi gebeliğin sürdürülmesinde hayati rol oynayan hormonları sentezleyen endokrin bir merkezdir. Nörogelişimsel süreçlerde, maternal stres hormonlarının (kortizol gibi) fetüse geçişini düzenleyen enzimsel mekanizmalara (örneğin 11β-HSD2) ev sahipliği yaparak fetüsün erken dönem nöroendokrin programlanmasında kritik bir rol üstlenir.
Etimoloji
Latince kek anlamındaki 'placenta' sözcüğünden türetilmiş olup, kökeni Yunancada 'düz, levha benzeri' anlamına gelen 'plakóeis' (πλακόεις) kelimesine dayanır.
Karıştırmayın
Umbilikal kordon (göbek kordonu) ile karıştırılır; göbek kordonu fetüsü plasentaya bağlayan damarsal yapı iken, plasenta bu alışverişin gerçekleştiği organın kendisidir.
Keşfetmeye Devam Edin
Uterus
Uterus
Uterus
Dişi memelilerde embriyonun implantasyon evresinden doğuma kadar gelişimini sürdürdüğü, kalın kas dokusundan oluşan içi boş üreme organı.
İncele
Embriyo
Embriyo
Embryo
Döllenmiş yumurtanın bölünme evresinden doğum veya yumurtadan çıkışa kadar olan gelişim aşamasındaki canlı; insan prenatal gelişiminde gebeliğin ilk 8 haftasını kapsayan yapı.
İncele