Rezidüel Şizofreni
Residual Schizophrenia
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
34 yaşında erkek hasta, dört yıl önce geçirdiği florid paranoid şizofreni atağı sonrasında antipsikotik tedavisiyle sanrı ve işitsel hallüsinasyonlarından tamamen arınmıştır. Ancak klinik görüşmelerde göz teması kurmaktan kaçınmakta, monoton bir ses tonuyla konuşmakta, günlük işlerini başlatmada belirgin zorluk çekmekte ve sosyal izolasyon yaşamaktadır. Aktif psikoz olmamasına rağmen bu kalıntı belirtiler rezidüel tabloyu oluşturur.
Derin Analiz
DSM-IV-TR döneminde sınıflandırılan bu alt tip, hastalığın akut evresindeki prodromal ya da rezidüel uzantısı olarak değerlendirilmiştir. Halüsinasyon veya sanrı gibi florid pozitif belirtilerin remisyona girdiği, buna karşın duygulanımda küntleşme, aloji, avoli gibi negatif semptomların veya eksantrik inançların kalıcıleştiği tabloyu tanımlar. Modern nosoloji (DSM-5 ve DSM-5-TR), bu kategorik ayrımın klinik yararlılığını yitirdiği ve şizofreninin spektrum bozukluğu olarak boyutlu bir yaklaşımla ele alınması gerektiği gerekçesiyle rezidüel alt tipini kaldırmış, bunun yerine hastalık seyrinin derecelendirilmesini (şiddet ölçekleri) getirmiştir.
Etimoloji
Karıştırmayın
Şizofreninin paranoid tipi (aktif pozitif belirtilerin baskın olmasıyla ayrılır) ve basit şizofreni (hiçbir zaman akut atak geçirmeksizin sinsi ve ilerleyici negatif belirti seyri göstermesiyle ayrılır).
Keşfetmeye Devam Edin
Şizofreni
Şizofreni
Schizophrenia
Düşünce, duygu ve davranış alanlarında belirgin disintegrasyon, gerçeği değerlendirme yetisinde kayıp ve işlevsellik düşüşüyle karakterize kronik psikotik bozukluk.
İncele