Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Saplanma

Fixation

Tanım

Tek bir düşünceye, dürtüye veya nesneye karşı gelişen takıntılı meşguliyet hali ya da psikoanalitik kuramda bireyin gelişimsel bir evrede takılı kalması.

Örnek Vaka / Uygulama

Yetişkinlik döneminde aşırı derecede sigara içme, tırnak yeme veya sürekli sakız çiğneme gibi oral alışkanlıklar sergileyen bir bireyin, psikoanalitik teoride oral dönemde yaşadığı bir fiksasyonun somut bir yansıması olarak değerlendirilmesi.

Derin Analiz

Fiksasyon veya saplanma kavramı, bilişsel ve psikanalitik düzlemde iki farklı eksende incelenir. Bilişsel ve davranışsal açıdan bir uyarıcıya veya hedefe karşı gösterilen aşırı odaklanmayı ve esneklik kaybını ifade ederken; psikanalitik kuramda (Freudyen teori), libido enerjisinin belirli bir psikoseksüel gelişim evresinde (oral, anal, falik vb.) aşırı tatmin ya da travmatik yoksunluk nedeniyle tutukluk yapmasını tanımlar. Bu durum, bireyin sonraki gelişimsel görevleri yerine getirme kapasitesini sınırlar ve ileriki yaşlarda ortaya çıkan nevrotik karakter yapıları ile regresyon eğilimlerinin temelini oluşturur.

Etimoloji

Latince 'fixus' (sabitlenmiş, bağlı, hareketsiz) fiil kökünden türetilmiştir.

Karıştırmayın

Obsesyon (klinik düzeyde zorlantılı ve istemsiz düşünce yapısı ile ayrılır), ruminasyon (geçmiş olaylar üzerine sürekli zihinsel geviş getirme süreci) ve dikkat eksikliği (odaklanma kapasitesinin dağınıklığı ile ayrışır).