Odaklanma
Focus / Focusing
Tanım
🔹 1. (focus):
Dikkat kaynaklarının seçici bir uyaran üzerinde yoğunlaştırılması ve diğer duyusal girdilerin bilinçli veya bilinçdışı olarak filtrelenmesi süreci.
🔹 2. (focusing):
Deneyimsel psikoterapide, danışanın bir sorunun veya semptomun bedenleşmiş hissine yargılayıcı olmadan, sessizce ve sezgisel bir biçimde yönelmesini sağlayan süreç.
Örnek Vaka / Uygulama
🔹 1. (focus): Klinik bir değerlendirmede, DEHB tanısı alan bir bireyin yoğun bir ofis ortamında rapor yazarken arka plandaki konuşmaları filtreleyememesi ve dikkatini sürekli çevresel uyaranlara kaptırması, odaklanma kapasitesindeki işlevsel bozulmaya net bir örnektir. 🔹 2. (focusing): Kronik kaygı yaşayan bir danışanın, terapistin rehberliğinde gözlerini kapatarak göğüs bölgesindeki sıkışma hissini mantıksal nedenlerle açıklamaya çalışmak yerine, sadece o bedensel hisle sessizce kalması ve 'Bu his bana ne söylüyor?' sorusuna sezgisel bir yanıt araması.
Derin Analiz
🔹 1. (focus):
Bilişsel psikoloji ve nörobilim bağlamında odaklanma, yürütücü işlevlerin (executive functions) ve prefrontal korteksin (özellikle dorsolateral prefrontal korteks ve anterior singulat korteks) orkestre ettiği bir üst düzey bilişsel mekanizmadır. Duyu organlarına sürekli çarpan devasa veri akışı arasından, amaca uygun olan bilginin seçilmesini ve işleyen bellekte (working memory) tutulmasını sağlar. Bu süreç, talamik kapılama (thalamic gating) mekanizmalarıyla desteklenerek irrelevant (ilintisiz) uyaranların kortikal işleme girmesini engeller.
🔹 2. (focusing):
Eugene T. Gendlin tarafından geliştirilen bu yaklaşım, bilişsel analizin ötesine geçerek 'yaşantısal duyu' (felt sense) adı verilen somatik ve örtük bilgiyi bilinç düzlemine taşımayı amaçlar. Düşünceleri kontrol etme veya mantıksal süzgeçten geçirme çabası olmaksızın, bedenin problem karşısındaki özgül tepkisiyle temas kurma esasına dayanır. Nörobiyolojik düzeyde, bu süreç varsayılan durum ağının (default mode network) aktivitesini modüle ederek, içsel farkındalığın ve interoseptif duyarlılığın artmasını, dolayısıyla prefrontal korteks ile limbik sistem arasındaki entegrasyonun güçlenmesini sağlar.
Etimoloji
🔹 1. (focus):
Latince 'focus' (ocak, ateş) sözcüğünden evrilmiştir; 17. yüzyılda Kepler tarafından optikte ışınların toplandığı noktayı belirtmek için bilimsel literatüre kazandırılmış, daha sonra bilişsel süreçlere uyarlanmıştır.
🔹 2. (focusing):
Latince 'focus' (ocak, ateş yeri) sözcüğünden evrilmiş olup, modern psikolojide dikkatin belirli bir içsel yaşantı üzerinde toplanmasını ifade eder.
Karıştırmayın
🔹 1. (focus):
Dikkat (Attention) ile sıklıkla karıştırılır; dikkat daha geniş bir uyarılmışlık ve genel farkındalık yelpazesini kapsarken, odaklanma bu dikkatin daraltılmış ve spesifik bir uyarana kanalize edilmiş halidir.
🔹 2. (focusing):
Mindfulness (bilinçli farkındalık) ile sıklıkla karıştırılır; mindfulness geniş bir dikkat açıklığı ve şimdiki anın her yönüyle kabulünü içerirken, focusing belirli bir içsel sorunun somatik kökenine odaklanan daha dar ve derinleştirilmiş bir keşif sürecidir.
Keşfetmeye Devam Edin
Seçici Dikkat
Seçici Dikkat
Selective Attention
Çevredeki zengin ve rekabetçi uyarıcı dizgesi arasından hedefe yönelik olanların filtrelenerek öne çıkarılması, iradesiz veya çevresel uyarıcıların ise bastırılması yetisidir.
İncele
Deneyimsel Psikoterapi
Deneyimsel Psikoterapi
Experiential Psychotherapy
Danışanın sadece bilişsel düzeyde anlamlandırma yapmasını değil, terapötik süreçte yaşantıyı doğrudan ve aktif bir şekilde hissetmesini ve deneyimlemesini amaçlayan varoluşsal-hümanistik yönelimli terapiler bütünü.
İncele