Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Taşıyıcı

Carrier

Tanım

Fenotipik olarak sağlıklı kalmasına rağmen çekinik bir gen mutantını, genetik yatkınlığı veya bulaşıcı bir patojeni bünyesinde barındırarak nesillere ya da diğer bireylere aktarma kapasitesine sahip organizma.

Örnek Vaka / Uygulama

Kistik fibrozis gibi otozomal resesif bir bozukluk için heterozigot olan iki sağlıklı birey (her ikisi de taşıyıcı), klinik olarak tamamen asemptomatiktir; ancak her gebelikte %25 ihtimalle hasta bir çocuğa sahip olma genetik riskini paylaşırlar.

Derin Analiz

Genetik ve tıbbi epidemiyoloji bağlamında taşıyıcılık kavramı, genotip ile fenotip arasındaki kritik ayrımı temsil eder. Genetik düzeyde, otozomal resesif veya X'e bağlı geçiş gösteren durumlarda heterozigot genotipe sahip bireyler, mutasyona uğramış aleli taşımalarına rağmen dominant normal alelin baskılayıcı etkisi sayesinde ilgili hastalığın semptomlarını geliştirmezler. Ancak bu bireyler, mutasyona uğramış geni eşey hücreleri yoluyla sonraki nesillere aktarma riski (taşıyıcı ebeveyn) taşır. Epidemiyolojik açıdan ise taşıyıcı, patojeni (virüs, bakteri vb.) vücudunda barındıran ancak asemptomatik kalan (klinik semptom göstermeyen) fakat etkeni çevresindekilere bulaştırabilen bireydir. Bu durum, hastalık dinamiklerinin yayılımında ve popülasyon bağışıklığının modellenmesinde kritik bir epidemiolojik vektör işlevi görür.

Etimoloji

Latince 'carreare' (arabayla taşımak) fiilinden türetilmiş olup, Orta Çağ İngilizcesindeki 'carrier' kelimesine evrilmiştir; genetik ve epidemiyolojik bağlamda bir materyali, geni veya patojeni bünyesinde barındırıp nakleden fail anlamını taşır.

Karıştırmayın

Hasta (patient) veya semptomatik vakalar ile karıştırılır; temel fark taşıyıcının klinik bulgu göstermemesi fakat genetik materyali veya patojeni aktarma potansiyelini korumasıdır.