Ana içeriğe atla
Psikoloji Sözlüğüm LogoPsikoloji Sözlüğüm

Yeme Bozukluğu

Eating Disorder

Tanım

Gıda alımında ve buna eşlik eden tutumlarda, fiziksel sağlığı veya psikososyal işlevselliği ciddi biçimde tehdit eden patolojik bozulmalarla karakterize ruhsal durumlar kategorisi.

Örnek Vaka / Uygulama

Yirmili yaşlarının başında bir üniversite öğrencisi, kalorileri aşırı derecede kısıtlama, yoğun egzersiz yapma ve beden ağırlığında dramatik düşüş olmasına rağmen kendini 'kilolu' olarak algılama şikayetleriyle kliniğe başvurur. Yapılan klinik değerlendirmede hastanın beden imajı distorsiyonu yaşadığı ve bu durumun bilişsel süreçlerini tamamen domine ettiği saptanır.

Derin Analiz

Yeme bozuklukları, bireyin beden algısındaki çarpıtmalar, kilo alma korkusu ve gıda tüketimi üzerinde aşırı kontrol kurma ya da bu kontrolü tamamen kaybetme dinamikleriyle şekillenir. DSM-5 sınıflandırmasında; anoreksiya nervoza, bulimia nervoza, tııkınircasına yeme bozukluğu ve diğer tanımlanan beslenme ve yeme bozuklukları başlıkları altında incelenir. Nörobiyolojik temellerinde; ödül mekanizmaları, insülar korteks ve prefrontal korteks arasındaki işlevsel bozukluklar ile serotonerjik ve dopaminerjik devrelerdeki düzensizlikler kritik rol oynar. Genetik yatkınlık, sosyokültürel ideal beden baskıları ve erken dönem bağlanma travmaları etiyolojide sıklıkla bir aradadır.

Etimoloji

İngilizce 'eat' (yemek yemek) fiili ile Eski İngilizce 'dis-' (olumsuzluk, bozukluk) öneki alan 'order' (düzen, tertip) kelimesinin birleşiminden türetilmiştir; klinik literatürde yeme tutum ve davranışlarındaki patolojik sapmaları niteler.

Karıştırmayın

Seçici yeme veya diyet yapma davranışları ile sıklıkla karıştırılır; ancak ayırt edici nokta, yeme bozukluklarında patolojinin kişinin öz değerini doğrudan beden ağırlığı ve şekliyle endekslemesi ve işlevselliğini bozacak düzeyde klinik şiddet barındırmasıdır.