Amacı Engellenmiş
Aim-inhibited
Tanım
Psikanalitik teoride, temel dürtülerin orijinal nesnesinden uzaklaştırılarak bilinçdışında kaldığı ve dolaylı yoldan tatmin edildiği kişilerarası davranış biçimi.
Örnek Vaka / Uygulama
Yetişkin bir bireyin, otorite figürlerine karşı duyduğu bastırılmış öfke veya agresif dürtüleri doğrudan ifade etmek yerine, bu enerjiyi yoğun bir sosyal adalet savunuculuğuna veya rekabetçi takım sporlarına kanalize ederek dolaylı bir rahatlama sağlaması.
Derin Analiz
Psikanalitik teorinin temel dinamiklerinden biri olan amaç engelleme (aim inhibition), libidinal veya saldırgan enerjinin doğrudan tatmin kanalından saptırılarak daha kabul edilebilir sosyal formlara dönüştürülmesini açıklar. Bu mekanizmada, orijinal içgüdüsel hedef bilinçdışı süreçler veya savunma mekanizmaları aracılığıyla engellenir; ancak birey, orijinal amaca benzer ikincil aktiviteler veya ilişkiler yoluyla kısmi bir doyum elde eder. Örneğin, Sigmund Freud bu kavramı aile içi şefkat bağlarını ve platonik dostlukları açıklamak için kullanmış; bu tür ilişkilerin, cinsel içgüdünün amacından saptırılmış (engellenmiş) türevleri olduğunu öne sürmüştür. Nörobiyolojik ve bilişsel düzeyde katı bir karşılığı olmamakla birlikte, motivasyonel kaydırma ve ödül mekanizmalarının sosyal bağlamda yön değiştirmesini modelleyen tarihsel ve klinik bir metapsikoloji kavramıdır.
Etimoloji
İngilizce 'aim' (hedef, amaç) ve 'inhibited' (engellenmiş, baskılanmış) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir; psikanalitik literatürde dürtülerin yön değiştirmesini ifade etmek için Freudyen dönemde kazandırılmış bir bileşik sıfattır.
Karıştırmayın
Yüceltme (Sublimation) ile sıklıkla karıştırılır; yüceltmede enerji tamamen kültür veya sanatsal üretime dönüştürülürken, amacı engellenmiş durumlarda genellikle kişilerarası ilişkiler ve şefkat odaklı bağlar söz konusudur.