Ayna Aktarımı
Mirror Transference
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Otuzlu yaşlarında, kariyerinde sürekli üstün başarılar elde etmesine rağmen derin bir içsel boşluk ve değersizlik hissiyle başvuran bir danışan, seanslarda yazdığı makaleleri ve projeleri aşırı bir gururla anlatır ve terapistin bu başarılar karşısında büyülenmesini, onu açıkça övmesini bekler. Terapistin bu durumu eleştirmeden ya da soğuk bir mesafeyle yaklaşmadan, hastanın dışavurumcu coşkusunu gerçekçi bir empatiyle karşılaması ayna aktarımının klinik olarak işlenmesine örnektir.
Derin Analiz
Psikanalitik teoride, özellikle Kohutyen öz psikoloji çerçevesinde ele alınan ayna aktarımı, bireyin kendilik nesnesi (selfobject) ihtiyaçlarının analist üzerinde yeniden üretilmesidir. Çocukluk evresinde bakım veren figürün (genellikle anne) çocuğun grandiyözite ve mükemmeliyet arayışını hayranlıkla karşılaması ya da değersizleştirmesi, yetişkinlikteki kendilik düzenlenmesinin temelini atar. Klinik ortamda hasta, terapistten aynalama bekler; yani kendi içsel ihtişamının ve değerinin terapistin gözlerinde yansıtılmasını talep eder. Bu süreç, eksik kalmış gelişimsel aşamaların telafi edilmesini ve bölünmüş kendilik yapı bütünlüğünün yeniden tesis edilmesini sağlar.
Etimoloji
İngilizce 'mirror' (ayna, Latince 'mirari' [hayret etmek, bakmak] kökünden) ve 'transference' (aktarım, Latince 'trans- [öteye, karşıya] + ferre [taşımak]') kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.
Karıştırmayın
İdealize edici aktarım (idealizing transference), hastanın terapisti kusursuz ve tümgüçlü bir figür olarak görerek onunla birleşme arzusunu ifade ederken; ayna aktarımında odak noktası hastanın kendi grandiyöz benliğinin terapist tarafından onaylanmasıdır.
Keşfetmeye Devam Edin
İdealize Edici Aktarım
İdealize Edici Aktarım
İdealizing Transference
Öz psikolojisinde, hastanın analisti güçlü ve sevecen bir ebeveyn figürü olarak algıladığı, kendisini koruma altında hissederek terapistin gücünden ve kapasitesinden güç aldığı narsistik bir aktarım türüdür.
İncele