Bitişiklik Yasası
Law Of Contiguity
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Bir köpeğin beslenme saatinden hemen önce duyduğu zil sesinin, mama kabının kokusuyla ve mamayla aynı anda veya çok kısa bir aralıkla sunulması durumunda zihninde zil sesi ile mama arasında bir bağ kurulması. Eğer zil sesi ile mama arasında uzun bir zaman gecikmesi (örneğin 1 saat) olursa, bitişiklik yasası bozulur ve koşullanma gerçekleşmez.
Derin Analiz
Klasik koşullanma ve davranışçı kuramların temel taşlarından biri olan bitişiklik yasası, Aristoteles'in çağrışım ilkelerine kadar uzanır. Bilişsel ve davranışsal düzeyde, bir organizmanın koşulsuz uyarıcı ile koşullu uyarıcıyı zihninde eşlemesi için bu iki uyarıcının zaman ve mekân içinde çakışması veya hemen ardışık olarak gerçekleşmesi gerekir. Ancak çağdaş öğrenme psikolojisinde bu yasa tek başına yeterli görülmemiş; Guthrie'nin saf bitişiklik kuramının aksine, Rescorla-Wagner modeli gibi olasılıksal yaklaşımlarla birlikte 'beklenti' ve 'koşulluluk' (contingency) kavramlarıyla harmanlanmıştır. Nörobiyolojik düzeyde ise bu durum, Hebbian öğrenme kuralının ('birlikte ateşlenen nöronlar birbirine bağlanır') zamansal penceresiyle doğrudan örtüşür; sinaptik plastisitenin (uzun süreli potansiyasyon - LTP) tetiklenmesi için presinaptik ve postsinaptik nöronların aktivasyonları arasında dar bir zaman aralığı (milisaniyeler mertebesinde bitişiklik) zorunludur.
Etimoloji
Latince 'contiguus' (dokunan, yakın, bitişik) kelimesinden türetilmiştir; iki veya daha fazla olayın uzay veya zamandaki yakınlık ilişkisini ifade eder.
Karıştırmayın
Koşulluluk Yasası (Law of Contingency) ile sıklıkla karıştırılır. Bitişiklik, uyarıcıların zaman/mekân yakınlığını ifade ederken; koşulluluk, bir olayın diğerinin ortaya çıkma olasılığını ne ölçüde öngördüğü (nedensellik bağı) ile ilgilidir.

