Cinsiyet Ayrımcılığı
Gender Discrimination
Tanım
Bir bireye veya gruba yalnızca cinsiyetleri temel alınarak adaletsiz, eşitsiz veya olumsuz muamele edilmesi.
Örnek Vaka / Uygulama
Kurumsal bir şirkette üst düzey yönetim pozisyonu için eşit niteliklere sahip bir kadın adayın, 'çocuk sahibi olma potansiyeli ve liderlik vasıflarının erkeklere kıyasla daha zayıf olduğu' yönündeki örtük önyargılarla reddedilmesi cinsiyet ayrımcılığının klasik bir örneğidir.
Derin Analiz
Cinsiyet ayrımcılığı, sosyoloji, sosyal psikoloji ve klinik psikolojinin kesişim kümesinde yer alan, bireylerin ruh sağlığı üzerinde yıkıcı etkileri olabilen sistematik bir önyargı biçimidir. APA literatüründe sıklıkla 'sex discrimination' terimiyle birbirinin yerine kullanılsa和社会 (sosyal) bağlamda gender (toplumsal cinsiyet) rolleri üzerinden şekillenen tutumları da kapsar. Klinik pratikte bu tür bir ayrımcılığa maruz kalmak; kronik azınlık stresi (minority stress), majör depresif bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu ve travma sonrası stres belirtileri (TSSB) için güçlü bir yordayıcıdır. Bilişsel düzeyde ise içselleştirilmiş cinsiyetçilik, bireyin öz yeterlilik algısını zedeler ve öğrenilmiş çaresizlik döngülerini tetikler.
Etimoloji
Karıştırmayın
Cinsiyetçilik (Sexism) kavramı daha çok tutum ve inanç sistemlerini ifade ederken, cinsiyet ayrımcılığı (Gender discrimination) bu inançların eyleme dökülmüş, davranışsal ve yasal hak ihlallerine yol açan somut karşılığıdır.

