Çok Kültürlü Eğitim
Multicultural Education
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Bir ortaokul öğretmeninin, derslerinde tek bir egemen kültürel perspektifin tarihsel anlatısı yerine, sınıftaki farklı göçmen ve azınlık gruplarının da kendi köken hikayelerini ve bilimsel/sanatsal katkılarını araştırıp paylaşabileceği projeler tasarlaması, çok kültürlü eğitimin pratik bir uygulamasıdır.
Derin Analiz
Çok kültürlü eğitim, yalnızca müfredata farklı etnik grupların tarihsel katkılarını eklemekle sınırlı kalmayan, eğitim sisteminin tüm yapı taşlarını (öğretim yöntemleri, değerlendirme biçimleri, okul iklimi ve yönetici tutumları) yeniden yapılandıran makro düzeyde bir bilişsel ve sosyopolitik dönüşüm modelidir. Bilişsel bilimler ve eğitim psikolojisi perspektifinden bakıldığında, bu yaklaşım öğrencilerin kendi etnik kimliklerini inşa etmelerine olanak tanırken ötekine dair ön yargıları (implicit bias) nötralize eden eleştirel düşünce mekanizmalarını tetikler. Bankser'in çok kültürlü eğitim boyutları (içerik entegrasyonu, bilgi yapısı inşası, ön yargı azaltma, adil pedagoji ve güçlendirici okul kültürü) çerçevesinde, öğrencinin kültürel bağlamını bilişsel sürecin merkezine koyarak akademik başarıyı maksimize etmeyi hedefler.
Etimoloji
Latince 'multus' [çok, birden fazla] + 'cultura' [ekim, bakım, kültür] sözcüklerinin birleşimi ile Latince 'educatio' [yetiştirme, eğitme] kökünün entegrasyonundan türetilmiştir.
Karıştırmayın
Asimilasyonist eğitim modeli ve renk körü (color-blind) eğitim yaklaşımı ile sıkça karıştırılır; asimilasyon azınlık kültürünü baskın kültüre eritirken, renk körü yaklaşımı kültürel farklılıkları yok sayarak eşitsizlikleri pekiştirir, oysa çok kültürlü eğitim farklılıkları bilinçli bir zenginlik olarak merkeze alır.

