Desosyalizasyon
Desocialization
Tanım
Bireyin sosyal temaslardan ve kişilerarası iletişimden aşamalı olarak geri çekilmesi, toplumsal bağlarını zayıflatması durumu.
Örnek Vaka / Uygulama
Yirmi dört yaşındaki şizofreni tanılı bir hastanın, başlangıçta sadece kalabalık ortamlardan kaçınırken, zamanla ailesiyle dahi konuşmayı kesmesi, odasından çıkmayı reddetmesi ve kişisel bakım için gereken asgari sosyal etkileşimleri bile ortadan kaldırması desosyalizasyonun klinik tablosudur.
Derin Analiz
Desosyalizasyon, psikopatolojide özellikle şizofreni, ağır depresif bozukluklar ve kronik psikiyatrik tablolarda gözlenen negatif semptom kümesinin temel taşlarından biridir. Bilişsel ve duygusal kaynakların tükenmesiyle birlikte, bireyin dış dünya ile kurduğu etkileşim halkaları daralır. Nörobiyolojik düzeyde, ödül mekanizmalarındaki (mezolimbik dopaminerjik yolaklar) işlev bozuklukları ve sosyal biliş ağlarındaki (prefrontal korteks ve superior temporal sulkus) aktivasyon düşüklüğü, sosyal uyaranların pekiştirici özelliğini yitirmesine neden olur. Bu durum, zamanla çevresel uyaranlardan tamamen kopma ve otistik benzeri bir içe kapanma süreciyle sonuçlanır.
Etimoloji
Latince 'de-' (uzaklaşma, yoksunluk, tersine çevirme) öneki ile Late Latin kökenli 'socialis' (toplumsal, ortak) kelimesinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Asosyallik (sosyal etkileşim aramama kişilik özelliği) ve sosyal anksiyete (sosyal ortamlarda bulunmaktan korkma ve kaygı duyma) ile sıklıkla karıştırılır; desosyalizasyon ise daha önce var olan sosyal bağların ve işlevselliğin psikiyatrik bir süreç sonucunda aşamalı olarak yitirilmesini ifade eder.