Dolaylı Kanıt
Circumstantial Evidence
Tanım
Doğrudan bir kanıt olmaksızın, bir olayın veya olgunun varlığını mantıksal çıkarımlar yoluyla destekleyen kanıt türü.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir cinayet mahallinde şüphelinin parmak izinin bulunması, onun cinayeti işlediğini doğrudan kanıtlamaz (doğrudan kanıt değildir), ancak orada bulunduğunu gösteren güçlü bir dolaylı kanıttır.
Derin Analiz
Adli psikoloji, bilişsel karar verme süreçleri ve hukuk psikolojisinin kesişim kümesinde yer alan bu kavram, insan zihninin eksik verileri tümevarımsal mantıkla tamamlama kapasitesine dayanır. Doğrudan kanıttan (örneğin tanık beyanı) farklı olarak, dolaylı kanıt bir dizi ara çıkarım gerektirir; bireyin zihinsel modelleri ve olasılık hesaplamaları bu çıkarım sürecini doğrudan etkiler. Jüri veya karar vericilerin bu tür kanıtları değerlendirirken doğrulama yanlılığına (confirmation bias) ve sezgisel kestirimlere (heuristics) ne ölçüde duyarlı olduğu, bilişsel bilimlerin temel araştırma alanlarındandır.
Etimoloji
Latince 'circumstantia' (etrafı çeviren durumlar, koşullar) kelimesinden türetilmiş olup, bir olayın etrafını saran koşullardan çıkarım yapma anlamını taşır.
Karıştırmayın
Doğrudan Kanıt (Direct Evidence) ile sıklıkla karıştırılır; doğrudan kanıt ara çıkarım gerektirmeden iddiayı kanıtlarken, dolaylı kanıt mantıksal bir köprü kurmayı zorunlu kılar.