Duyuşsal Eğitim
Affective Education
Tanım
Bloom'un eğitim hedefleri taksonomisinde, öğrenmenin düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki ilişkiye odaklandığı yapılandırılmış programlar bütünüdür.
Örnek Vaka / Uygulama
İlkokul düzeyinde yürütülen bir duyuşsal eğitim programında, akran zorbalığı eğilimi gösteren 9 yaşındaki bir öğrenciye haftalık oturumlar halinde 'öfke termometresi' çalışması uygulanır. Öğrenci, bedenindeki fiziksel tepkileri (kalp atış hızının artması, yumrukları sıkma) erken evrede fark etmeyi, bu fizyolojik uyarılmaya eşlik eden otomatik düşünceleri ('Bana kasıtlı olarak çarptı') yakalamayı ve öfkeyi yıkıcı bir davranışa dönüştürmeden önce duygu adlandırma teknikleriyle düzenlemeyi öğrenir.
Derin Analiz
Duyuşsal eğitim, bireyin duygusal farkındalığını, duygusal düzenleme becerilerini ve kişilerarası yetkinliklerini geliştirmeyi hedefleyen pedagojik ve psikolojik bir müdahale çerçevesidir. Temel mekanizması, çocuğun veya bireyin öfke, korku, üzüntü ve heyecan gibi geniş bir duygu yelpazesini tanımasını, bunları birbirinden ayırt etmesini ve bu duyguların bilişsel süreçler (düşünceler) ile dışsal eylemler (davranışlar) arasındaki köprüyü nasıl kurduğunu kavramasını sağlar. Bu süreç, sadece içsel bir farkındalık yaratmakla kalmaz; aynı zamanda adaptif olmayan davranış kalıplarının yapısöküme uğratılarak yerine işlevsel ve olumlu davranış değişikliklerinin konulmasını tetikler.
Etimoloji
Latince 'afficere' (etkilemek, duygulandırmak) kökünden türetilen 'affectivus' (duygusal) sıfatı ile Latince 'educatio' (yetiştirme, eğitme) kelimesinin birleşiminden oluşur.
Karıştırmayın
Bilişsel eğitim (yalnızca akademik becerilere ve zihinsel işlemlere odaklanır) ve klasik karakter eğitimi (davranışsal uyumu veya ahlaki kuralları ezberletmeye çalışır; duyuşsal eğitim ise duygu-düşünce-davranış üçgeninde içgörü kazanmayı esas alır).