Yapısöküm
Deconstruction
Tanım
Dilin ve metinlerin sabit bir anlama ya da mutlak bir hakikate sahip olmadığını savunarak, geleneksel ikili karşıtlıkları ve iç çelişkileri açığa çıkaran eleştirel bir analiz yöntemidir.
Örnek Vaka / Uygulama
Bir danışanın 'Her zaman güçlü olmalıyım, aksi takdirde zayıf ve değersiz bir insan olurum' inancını sorgulayan bir terapistin, 'güç' ve 'zayıflık' kavramlarının birbirini dışlamadığını, aksine dilsel olarak birbirini var ettiğini gösteren dekonstrüktif sorular sorması.
Derin Analiz
Jacques Derrida tarafından felsefi ve edebi metinlerin okunmasına yönelik geliştirilen yapısöküm, dilbilimsel göstergelerin kendi içinde ne denli istikrarsız olduğunu gösterir. Bilişsel ve analitik düzlemde, insan zihninin dünyayı kategorize ederken kullandığı ikili karşıtlıkların (doğa/kültür, akıl/duygu, konuşma/yazı) hiyerarşik yapısını çözümler. Metnin kendi içinde barındırdığı tutarsızlıkları ve dışarıda bıraktığı anlam katmanlarını görünür kılmak suretiyle, otoriter ve dogmatik hakikat iddialarının altını oyar. Psikiyatri veya klinik psikolojide doğrudan bir tanı kriteri olmasa da, postmodern psikoterapi ekollerinde, bireylerin kendi yaşam öykülerini ve inanç sistemlerini yapılandıran dayatmaları sorgulamalarında hermeneutik bir araç olarak kendine yer bulur.
Etimoloji
Fransızca 'déconstruction' (yapıyı bozma/çözme) kelimesinden türetilmiş olup, Latince 'de-' (aşağı, uzaklaşma, tersine çevirme) ve 'constructio' (inşa etme, kurma) köklerine dayanır.
Karıştırmayın
Nihilizm ve yıkıcılık (destruction) ile sıkça karıştırılır; ancak yapısöküm her şeyi yok etmeyi değil, metnin içindeki yapıların hangi varsayımlar üzerine kurulduğunu içeriden göstererek açığa çıkarmayı hedefler.