Etkileşimsel Psikoloji
İnterbehavioral Psychology
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik bir bağlamda, sosyal kaygı bozukluğu yaşayan bir bireyin kalabalık bir ortama girdiğinde yaşadığı panik, sadece 'hatalı bir biliş' veya 'nörotransmitter dengesizliği' olarak indirgenmez. Etkileşimsel perspektif; bireyin geçmişteki akran reddi öyküsünü, o anki fiziksel ortamın mimari yapısını, çevredeki kişilerin yüz ifadelerini ve bireyin bu unsurlara yüklediği işlevsel anlamları tek bir interbehavioral alan içinde analiz ederek müdahale stratejisi belirler.
Derin Analiz
Etkileşimsel psikoloji, Kartezyen düalizmi ve indirgemeci mekanik yaklaşımları reddeden, olay merkezli bir ontolojiye dayanır. Kantor'un geliştirdiği bu sistemde, davranış ne sadece organizmanın içsel süreçlerinin bir sonucudur ne de dış çevrenin tek taraflı dayatmasıdır; aksine, organizma ile uyarıcı nesne arasındaki tarihsel ve anlık 'karşılıklı alan' (interbehavioral field) içinde zuhur eder. Uyarıcı işlevi (stimulus function) ve tepki işlevi (response function), nesnelerin veya eylemlerin özsel özelliklerinden ziyade, bireyin çevreyle olan geçmiş temaslarına bağlı olarak kazandığı işlevsel değerleri ifade eder. Bu bağlamda, biyolojik donanım ile kültürel-sosyal bağlam birbirinden ayrı düşünülemez; her iki boyut da davranışsal alanın eşzamanlı kurucu bileşenleridir.
Etimoloji
Latince 'inter' (arasında, karşılıklı) ve 'behavior' (davranış) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiş, Jacob Robert Kantor tarafından literatüre kazandırılmıştır.
Karıştırmayın
Radikal Davranışçılık (Skinner) ile sıklıkla karıştırılır; ancak Skinnerçı yaklaşım uyarıcı-tepki zincirlerini ve içsel uyaranları operant koşullama çerçevesinde doğrusal bir nedensellikle açıklarken, etkileşimsel psikoloji tam anlamıyla alan teorisine dayanan karşılıklı ve eşzamanlı bir etkileşim modeli sunar.

