Gelişim İlkesi
Growth Principle
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Danışan merkezli terapi seansında, terapistin danışanı yönlendirmek yerine onun içsel yaşantısına odaklanması, danışanın bastırılmış duygularını fark etmesini ve kendi kararlarını alarak potansiyelini gerçekleştirmesini tetikler.
Derin Analiz
Carl Rogers tarafından hümanist kuramın temeline yerleştirilen gelişim ilkesi, deterministik ve indirgemeci yaklaşımlara karşı bir duruş sergiler. Bireyin doğuştan gelen yapıcı bir eğilime (actualizing tendency) sahip olduğunu savunur. Bu mekanizma dışarıdan dikte edilen bir formasyonla değil, empatik, kabul edici ve yargılayıcı olmayan (koşulsuz kabul) bir ilişkisel iklimde kendiliğinden aktive olur. Bilişsel ve duygusal düzeyde, bireyin kendi içsel referans çerçevesine güvenmesini sağlayarak savunma mekanizmalarını azaltır ve deneyime açıklığı (openness to experience) maksimize eder.
Etimoloji
İngilizce 'growth' (büyüme, gelişme; Eski İngilizce 'grōwan') ve Latince 'principium' (başlangıç, temel kural, ilke) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Savunma mekanizmaları ve gelişimsel evreler teorileriyle karıştırılabilir; ancak gelişim ilkesi yapısal bir evre geçişinden ziyade doğuştan gelen potansiyelin engelsiz koşullarda açığa çıkma dinamiklerini inceler.

