Hak İddia Etme
Entitlement
Tanım
Yasal veya sözleşmeye dayalı hakların yanı sıra, özellikle narsisistik kişilik bozukluğunda benlik algısının bozulmasının bir sonucu olarak ortaya çıkan, özel muamele görme yönündeki mantıksız ve aşırı talepler.
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik bir vakada, iş yerindeki tüm projelerin kendi liderliği altında yürütülmesi gerektiğini savunan, başkalarının mesai saatlerine veya sınırlarına saygı duymayan ve kuralların kendisi için geçerli olmadığını düşünen bir danışanın, yöneticisinden her istendiğinde anında ayrıcalıklı mesai onayı alamadığı için yoğun öfke patlamaları yaşaması ve kurumu adaletsizlikle suçlaması.
Derin Analiz
Klinik psikoloji ve kişilik kuramları bağlamında bu kavram, bireyin temel insan hakları sınırlarını aşarak, evrensel kurallardan ve sorumluluklardan muaf olduğu yönündeki bilişsel çarpıtmasını ifade eder. Narsisistik patolojinin çekirdek bileşenlerinden biridir ve genellikle derin bir yetersizlik hissini telafi etmek amacıyla gelişen grandiyöz (büyüklük kuruntulu) benlik tasarımıyla beslenir. Birey, çevresindekilerden sürekli ayrıcalık, tahammül ve hizmet beklerken, karşılıklılık ilkesini (reciprocity) tamamen reddeder. Bu durum kişilerarası ilişkilerde kronik çatışmalara, hayal kırıklıklarına ve empati yoksunluğuna zemin hazırlar.
Etimoloji
Geç Latince 'intitulare' (başlık koymak, adlandırmak) fiilinden türetilmiş olup, Orta Çağ hukuk sistemlerinde bir kişiye resmi unvan, mülk veya yasal hak bahşetme anlamından evrilmiştir.
Karıştırmayın
Özgüven (Self-esteem) ve atılganlık (assertiveness) ile sıkça karıştırılır. Özgüven kişinin kendi değerine inancını, atılganlık haklarını sağlıklı bir şekilde savunmasını içerirken; hak iddia etme (entitlement), somut bir çaba veya hak etme koşulu olmaksızın başkalarının zararına olacak şekilde ayrıcalıklı muamele talep etme patolojisidir.

