Hazırlıklılık
Preparedness
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Kamp sırasında akşam yemeğinde mantar yedikten sonra şiddetli mide bulantısı yaşayan bir bireyin, mantarın tadıyla zehirlenme arasında tek bir denemede güçlü bir kaçınma bağı kurması ve yıllar sonra bile o tadı duyduğunda mide bulantısı hissetmesi hazırlıklılığın klasik bir örneğidir.
Derin Analiz
Biyolojik psikoloji ve öğrenme kuramları bağlamında hazırlıklılık, klasik ve edimsel koşullama ilkelerinin evrimsel biyolojiyle kesiştiği noktada yer alır. John Garcia'nın tat kaçınması (conditioned taste aversion) deneyleriyle somutlaşan bu kavram, her uyarıcının her tepkiyle eşit derecede kolay koşullanamayacağını, türün filogenetik geçmişinin öğrenme kapasitesini sınırlandırdığını veya kolaylaştırdığını ortaya koyar. Örneğin, insanlar kentsel tehlikelerden (silah, araba) çok, evrimsel tehdit unsurlarına (yılan, örümcek, yükseklik) karşı çok daha hızlı fobik koşullanma gösterirler. Nörobiyolojik düzeyde bu durum, amigdala ve limbik sistemin evrimsel olarak eski tehlike sinyallerine karşı önceden yapılandırılmış hassasiyeti ile açıklanır.
Etimoloji
Latince 'praeparare' (önceden hazırlamak; 'prae-' [önce] + 'parare' [hazırlamak, donatmak]) fiilinden türetilmiştir.
Karıştırmayın
Duyarsızlaşma (desensitization) ve alışma (habituation) süreçleriyle sıklıkla karıştırılır. Ancak hazırlıklılık, bir öğrenme eksikliği veya sönme değil, evrimsel olarak kodlanmış hızlı ve dirençli birASSOCIATION (bağlantı kurma) kapasitesidir.
Keşfetmeye Devam Edin
Koşullu Tat Kaçınması
Koşullu Tat Kaçınması
Conditioned Taste Aversion
Bir yiyeceğin veya sıvının tadının mide bulantısı gibi olumsuz bir uyarıcıyla eşleşmesi sonucu, o tada karşı hızla gelişen ve sönmeye karşı dirençli olan kalıcı kaçınma tepkisi.
İncele