İçselleştirme
İnternalization
Tanım
Bireyin dışsal sosyal çevreye ait özellikleri, inançları ve tutumları bilinçdışı bir zihinsel süreçle kendi benliğinin yapı taşı haline getirmesidir.
Örnek Vaka / Uygulama
Erken çocukluk döneminde sürekli olarak eleştirilen veya yüksek başarı baskısına maruz kalan bir bireyin, yetişkinlikte dışarıdan bir eleştirmen olmasa bile kendi iç sesinde aynı acımasız ve kusursuziyetçi standartları (öz-eleştiri mekanizmasını) çalıştırması, ebeveyn tutumlarının tam anlamıyla içselleştirildiğinin klinik bir göstergesidir.
Derin Analiz
Psikanalitik teoride ve gelişim psikolojisinde içselleştirme, dış dünyadaki nesne ilişkilerinin ve otorite figürlerinin bireyin psişik yapısı içine alınarak intraψik (ruh içi) birer fenomene dönüştürülmesini ifade eder. Yapısal modelde (id, ego, süperego), özellikle ebeveyn figürlerinin ahlaki ve kısıtlayıcı normlarının süperego tarafından özümsenmesi bu mekanizmanın en klasik örneğidir. Bilişsel ve gelişimsel açıdan ise çocuk, sosyal etkileşimler yoluyla edindiği düzenleme becerilerini, dilsel yapıları ve değerleri dışsal rehberlikten bağımsız olarak kendi öz denetim mekanizmalarına dönüştürür. Bu süreç, kimlik oluşumunun ve sosyal uyumun temelini oluşturur.
Etimoloji
Latince 'internus' (iç, dahili) kökünden türetilen Fransızca 'internaliser' fiilinden ve '-ation' yapım ekinden türetilmiştir; zihinsel sınırların dışarıdan içeriye doğru genişlemesini ifade eder.
Karıştırmayın
İçe atım (introjection) ile sıkça karıştırılır. İçe atımda dışsal bir nesne veya fikir eleştirel süzgeçten geçirilmeden, bütünlüğü bozulmadan benliğe doğrudan yamanır; içselleştirme ise çok daha kapsamlı, olgun ve benliğin dokusuna entegre edilmiş yapısal bir dönüşüm sürecidir.

