İmajiner
Imaginary
Tanım
Örnek Vaka / Uygulama
Klinik pratikte, sınır (borderline) ya da narsisistik yapılanma gösteren bireylerde, benlik sınırlarının erimesi ve ötekinin zihninde idealize edilmiş bir suretle birleşme arzusu tam anlamıyla İmajiner bir işleyiştir. Danışan, terapisti ayrı bir özne olarak konumlandırmak yerine, kendi tümgüçlü fantezilerinin bir uzantısı veya aynadaki kusursuz yansıması olarak algılama eğilimi gösterir.
Derin Analiz
Lacançı psikodinamikte İmajiner (Tasarımsal), kayıt alanının üçlü sarmalından (İmgelem, Sembolik ve Gerçek) ilk sırada yer alanı temsil eder. Ayna evresi (mirror stage) ile doruğa ulaşan bu düzey, bebeğin kendi bedenini ve dış dünyayı parçalı hissetme halinden, aynadaki bütünsel yansımayla özdeşleşerek kurtulma çabasını barındırır. Bu süreç, 'ben' kurgusunun temellerini atarken, aynı zamanda kalıcı bir yabancılaşmayı ve yanılsamayı beraberinde getirir. Öznenin tamlık ve eksiksizlik illüzyonu, dilin ve yasanın hâkim olduğu Sembolik düzene geçişle bozulur; sonrasında birey, İmajiner bütünlüğe ancak fantezi, sanat veya psikanalitik regressyon yoluyla sembolik bir köprü kurarak yaklaşabilir.
Etimoloji
Latince 'imaginarius' (hayali, tasavvur olunan) sözcüğünden türetilmiş olup, köken olarak 'imago' (tasvir, suret, benzer) kelimesine dayanır.
Karıştırmayın
Simgesel (Symbolic) ve Gerçek (Real). Simgesel dil, yasa ve kültürel kodlar düzeniyken; Gerçek, dil ile asla sembolize edilemeyen, her türlü anlamlandırma çabasının ötesinde kalan travmatik çekirdektir. İmajiner ise tamamen imge, ikilik (ikili ilişki/dual relation) ve aynasal yansımalarla sınırlıdır.

