İnkâr (disavowal)
Disavowal
Tanım
Bireyin, benliği tehdit eden veya anksiyete üreten bir gerçekliği ya da kendi dürtülerini bilinç düzeyinde reddetmesi ve sahiplenmemesi durumu.
Örnek Vaka / Uygulama
Kanser teşhisi konulan ve metastaz yaptığı açıkça rapor edilen bir hastanın, hekimin bulgularını ve tahlil sonuçlarını görmesine rağmen 'Doktorlar yanılıyor, bu sadece basit bir yorgunluk' diyerek hastalığın varlığını tamamen reddetmesi ve gündelik yaşamına hiçbir şey yokmuş gibi devam etmesi disavowal vakasına örnektir.
Derin Analiz
Psikanalitik kuramda ve klinik psikolojide inkâr (disavowal), egoyu acı verici içsel veya dışsal gerçeklikten korumak için devreye sokulan bir savunma mekanizmasıdır. APA sözlüğünde doğrudan 'denial' (inkâr) maddesine yönlendirilen bu kavram, özellikle fetişizm veya psikotik süreçlerin anlaşılmasında kritik bir rol oynar. Klasik psikanalizde (Freudyen perspektif) 'Verleugnung' olarak geçen bu süreç, tam anlamıyla bastırmadan (repression) farklıdır; burada birey gerçeği algılar fakat onun anlamını ve duygusal yükünü reddeder. Yani algısal olarak veri oradadır, ancak ego bu verinin psikolojik sonuçlarını kabul etmeyi reddederek iki katmanlı bir zihinsel tutum sergiler (örn: 'Biliyorum ama yine de inanmıyorum'). Klinik pratikte, ağır travmaların, yas süreçlerinin veya kabul edilemez cinsel dürtülerin erken dönem savunmalarında gözlemlenir.
Etimoloji
Orta İngilizce 'disavouen' (reddetmek, sahiplenmemekten) köken alıp, Eski Fransızca 'desavouer' kelimesinden türetilmiştir; 'dis-' (olumsuzluk eki) ve 'avouer' (itiraf etmek, tasdik etmek, Latince 'advocare' [yardıma çağrı/kabul] kökünden) kelimelerinin birleşiminden meydana gelmiştir.
Karıştırmayın
Bastırma (Repression) ile sıklıkla karıştırılır. Bastırmada materyal bilinç dışına itilir ve kişi onu hatırlayamaz; inkârda (disavowal) ise bilgi algılanır ancak önemi veya gerçekliği bilinç düzeyinde reddedilir.